Anadolu binlerce yıllık geçmişinde birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı. Bu uygarlıklardan geriye kalan antik kentlerin birçoğu ise Ege ve Akdeniz kıyılarında yer alıyor. Tüm görkemiyle ayakta kalmayı başarmış bu antik kentler her yıl milyonlarca kişi tarafından ziyaret ediliyor. 

Efes, İzmir

Efes
Efes, Celcus Kütüphanesi

Antik dönemin en önemli kentlerinden biri olan Efes, aynı zamanda en göz alıcılarından biriydi. 6000 yıllık geçmişinde birçok kez el değiştirse de en güçlü dönemini Romalılar zamanında yaşar. Önemli bir ticaret ve liman kenti olan Efes, Menderes Nehri’nin taşıdığı kumlarla zamanla liman özelliğini kaybedince eski görkemini yitirir. Traianus Çeşmesi, Hadrianus Tağınağı, Skolastika hamamları, 24 bin kişilik tiyatrosu, Kuretler Caddesi, Mermer Cadde, St. John Bazilikası burayı gezerken hayran kalacağınız yerlerden birkaçı… Günümüze ulaşmayı başarmış en etkileyici yapısı ise Celcus Kütüphanesi…

google.com, pub-5972524924788766, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Hristiyanlar için önemli hac yeri olan Efes’teki Meryem Kilisesi, dünyada Hristiyanlığın ilk yedi kilisesinden biri sayılıyor. Bakire Meryem, Aziz John ve Aziz Paul Efes’i ziyaret eden önemli isimler. Efes, 2015 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Bergama, İzmir

Medeniyet tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Bergama’nın tarihi Tunç Çağı’na kadar uzanıyor. En erken yerleşimin MÖ 6.-7. yüzyıllarda olduğu bilinen kent MÖ 281-133 tarihleri arasında yaklaşık 150 yıl süren Pergamon Krallığı’na başkentlik yapar. Helenistik dönemin en güzel şehirlerinden biri olan Bergama birçok anıtsal yapıyla ünlü: Zeus Sunağı, Dionysos Tapınağı, Athena Tapınağı, Demeter Tapınağı, 200.000 rulo kitaptan oluşan ünlü Pergamon Kütüphanesi, tiyatro, gymnasion, kral sarayları, Traian Tapınağı, su yolları, çeşmeler, sarnıçlar ve arsenaller bunlardan birkaçı olarak sayılabilir. 

Dünyanın en dik tiyatrolarından biri olan açık hava tiyatrosu ise yaklaşık 70 derece açısı ve 10 bin kişilik kapasitesi ile kentin en dikkat çekici yapılarından biri… 

google.com, pub-5972524924788766, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Bergama aynı zamanda ilklerin de şehri olarak biliniyor. İlk hastane diyebileceğimiz Asklepios Tapınağı M.Ö. 4. yüzyılın ilk yarısında Bergama’da kurulur. İlk parşömen yine burada yapılır. Asya’daki ilk kütüphane de burada inşa edilir.

Bergama, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilir. Bergama’nın ünlü Zeus Sunağı Berlin’e götürülerek şu ana Pergamon Müzesi’nde sergileniyor. Helenistik dönemin en güzel eserlerinden olan sunağın şu an Bergama’da sadece temelleri görülebiliyor. 

Aspendos, Antalya

Aspendos
Aspendos

Sadece Antalya’nın değil Akdeniz’in en iyi korunmuş antik tiyatrosu ile ünlü Aspendos, Pamfilya’nın en önemli kentlerinden biri… Geçmişi MÖ 5. yüzyıl öncesine uzanan kent, şu an denizden 12 kilometre içeride olmasına rağmen aslında bir liman kentiydi. Şehrin en önemli gelir kaynağını başta tuz, şarapçılık, zeytin, zeytinyağı ve tahıl oluşturmuş.

Günümüze kalmış en önemli eserler ise açık hava tiyatrosu ve su kemerleri… 15-20 bin kişi kapasiteli tiyatro, MS 2. yüzyılda inşa edilir ve devrin imparatorlarına adanır. Tiyatronun mimarisi ve yapım tekniği Roma dönemi çizgilerini taşır. Muhteşem akustiğiyle günümüzde de halen kullanılmakta olan tiyatro, yaz aylarında konserler ve gösterilere ev sahipliği yapıyor. 1 kilometre uzunluğundaki su kemerleri ise mühendislik harikası sayılıyor. 25 kilometreden getirilen su, kemerler ve 2 büyük sifon sayesinde orantılı olarak şehre dağıtılıyordu.

Arikanda (Arykanda), Antalya

Arikanda
Arikanda Antik Kenti

Finike Elmalı Karayolu üzerinde, Arif Köyü sınırları içinde yer alan Arikanda’nın geçmişi MÖ. 2000 yıllarına kadar uzanır. “Ary-ka-wanda”, “yüksek kayalığın yanındaki yer” anlamına geliyor. Bir süre Limyra egemenliğinden olan kentin İskender’in eline geçtiği, daha sonra da Likya Birliği’ne dahil olduğu biliniyor. Şahinkaya olarak bilenen sarp bir kayalığa kurulu olan şehri gezerken müthiş manzaralar görüyorsunuz. Şehirde çok büyük olmayan bir tiyatro, stadion, hamam, agora, meclis binası görevi gören odeon, gymnasium ve anıt mezar kalıntıları bugüne kalmış eserler arasında… Tepe üzerine kurulan şehrin su ihtiyacı, büyük bir beceri ve su mühendisliği örneği gösteren tesislerle karşılanmış. Aykırıçay’ın çıktığı yerde sarp kaya yüzeylerine oyulmuş dört ayrı seviyedeki kanal, şehre su getiren sistemin ana hatlarını oluşturur.

Perge, Antalya

Perge
Perge Antik Kenti

Geçmişi MÖ 3000 yıllarına dayanan Perge, mimarisi ve heykeltıraşlığıyla Anadolu’nun en görkemli antik kentlerinden. Troya Savaşı’ndan sonra kurulan kent, Likya ve Kilikya arasında Pamfilya olarak bilinen bölgede yer alır. Denizden 12 kilometre içerde olmasına rağmen Aksu Nehri sayesinde denizin avantajlarından en iyi şekilde yararlanmış.

Doğu-batı, güney-kuzey yönünde uzanan iki ana caddeden oluşan kent planı modern kent planlamacılarını bile kıskandıracak yapıda… Gözetleme kuleleriyle sizi karşılayan kentin sütunlu caddesi, en gösterişli yerlerinden biridir. 20 metre genişliğinde 300 metre uzunluğundaki caddenin ortasından geçen 2 metrelik su kanalı şehri ferahlatacak bir yöntem olarak düşünülmüş. En iyi korunmuş stadyumlardan bir olan 12 bin kişilik stadyumu ve 15 bin kişilik tiyatrosu kentin dikkat çekici yapılarındandır. Fizikçi Asklepiades, felsefeci Varus ve Matematikçi Apollonios Pergeli’dir. İncil, Aziz Paul’ün Aksu Nehri’ni kullanarak Perge’ye ulaştığını yazar. 

Phaselis, Antalya

Phaselis
Phaselis sahili

Likya uygarlığının en önemli liman kentlerinden olan Phaselis, yeşille mavinin buluştuğu en güzel antik kentlerden biri.  İÖ 7. yüzyılda Rodoslular tarafından kurulan Phaselis, bugün Kemer ilçesinin sınırlarında yer alır. Üç doğal limanıyla deniz ticaretinin önemli kentlerinden biri haline gelir. İÖ 333’de Büyük İskender’i altın taçla karşılamaları kent tarihindeki en önemli anlardan biri olarak kabul edilir.  İskender’den sonra el değiştiren kent, önce Likya Birliği’ne üye olur sonra Roma egemenliğine girer.

Kentin ortasından geçen 20-25 metre genişliğindeki muhteşem cadde, sizi Hadrianus Kapısı’na ulaştırır. Tek kemerli anıtsal kapı İmparator Hadrianus’un kenti ziyareti şerefine yapılmıştır. Caddenin iki yanındaysa dükkânlar yer alır. Hamamlar, agora, ünlü su kemerleri, tiyatro ise şehrin önemli yapılarından bazıları… Tarihçiler kentin baş tanrısının savaşın ve bilgeliğin tanrıçası Athena olduğunu yazar. 

Side

Side
Side

Pamfilya Bölgesi’nin en önemli liman kentlerinden biri olan Side bugün tarihle iç içe yaşamayı başaran ilçelerden biri. Adını daha çok sahil kasabası olarak duysak da geçmişi MÖ 8. yüzyıla dayanan bir antik kent aslında… Lidyalılar, Persler ve Büyük İskender’in yönetiminden sonra bölgedeki pek çok antik kent gibi 8. yüzyılda Roma egemenliğine girer. Roma döneminde ticaretin merkezi olur. Side’nin kelime anlamı “Nar”dır. 

15 bin kişilik antik tiyatro zamanında gladyatörler, hayvan dövüşleri için kullanılır. Bugün halen çok iyi durumda olan tiyatro çeşitli gösteriler için kullanılmaya devam ediyor. Apollon-Athena Tapınağı, anıtsal çeşme, anıtsal kapı, zafer takı, agora hamamı, şehir kapısı, sütunlu caddeler, Piskoposluk Sarayı, Vaftizhane, Nymphaeum, su yolu, günümüze kalan yapılar arasında… Antik kent sınırları içerisinde yer alan ve eski bir hamam olan Side Müzesi’nde şehirden çıkan heykel, yazıt, lahit, amfora sütun başlıkları gibi birçok eserler sergileniyor. Side’nin simgesi haline gelen Apollon – Athena Tapınağı görmek için sahile kadar inip mümkünse gün batımına kadar bekleyin…

google.com, pub-5972524924788766, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Milet, Aydın

Homeros’a göre Milet, bir Karya kentiydi. En parlak zamanını MÖ 7.- 6. yüzyıllarda İyonlar döneminde yaşar. Akdeniz ve Karadeniz’de kurduğu kolonilerle deniz ticaretinde zenginleşerek döneminin önemli kentlerinden olur. Sanat, bilim ve felsefe merkezi olarak parlayan kent, Thales, Anaksimenes, Anaksimendros ve Hekataios gibi bilim adamları yetiştirir. 

Milet’i çevredeki antik kentlerden ayıran en önemli özelliği, büyük bir alana yayılmış olması. Helenistik dönemde yapılan 5000 kişilik tiyatro, Roma döneminde 19 bin kişiye çıkartılarak etkileyici bir yapıya dönüştürülür. Agorası, Delphinios Kutsal Alanı, 19 dükkânlı İyon tarzı stoası, senato binası, nymphaion adı verilen kent çeşmesi oldukça gösterişlidir. Dikkat çeken binalardan biri de Faustina Hamamları’dır. Anadolu’daki en büyük Roma hamamlarından olan binayı İmparator Marcus Aurelius, eşi Faustina için yaptırır. 

Kaunos, Muğla

Kaunos
Kaunos, Kral Mezarlari

Efsanevi Kral Kaunos tarafından kurulan Kaunos Antik Kenti, Likya-Karya döneminde bölgenin tuz üretimi ve ticaretiyle ünlenmiş kentlerden biriydi. Tarihçi Herodot’a göre Kaunoslular, Karya’nın yerli halkındandı ama onlar kendilerini Giritli sayıyorlardı. Engebeli ve oldukça geniş bir alana kurulu olan kent, sizi muhteşem Kral Mezarları ile karşılar. MÖ 4. yüzyılda yapılan mezarlar, tapınak cepheli mimarisiyle bölgedeki diğer kral mezarlarından farklılaşır. 

Kentin limanı olarak bilinen yer, akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl’dür. Dalyan Deltası’nın oluşmasıyla şehir, deniz kıyısından uzaklaşır. Rüzgâr yönüne göre kurulduğu bilenen kent, 3 kilometre uzunluğundaki sur duvarı, agora, stoa, çeşme, hamam, 5000 kişilik tiyatro ve Demeter Kutsal Tapınağı gibi yapılarıyla tam bir kent özelliğine sahiptir.

Hierapolis, Denizli

Hierepolis
Hierepolis Tiyatrosu

Dünya harikası Pamukkale Travertenlerinin hemen yanı başına kurulu olan Hierapolis, Hristiyanlık için de önemli şehirlerden biri. 2000 yıllık geçmişiyle ona bu önemi veren şey ise Hristiyanlığın önemli havarilerinden biri olan Aziz Filipus’un burada ölmesi… Helenistik dönem öncesinde adına rastlanmayan Hierepolis için antik coğrafyacılar bir Frigya kenti olduğunu ileri sürerler. Antik kent, MÖ 2. yüzyılda Bergama krallarından II. Eumenes tarafından kurulur, adını ise Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan alır. Travertenlerin yanına kurulu olmasından dolayı bir sağlık merkezi görevi görür yıllarca. Neron döneminde depremlerden zarar gören şehir tekrar inşa edilir. Bizans döneminde ise piskoposluk merkezi olur. 

Günümüzde halen çok iyi durumda olan pek çok eser var antik kentte… 10 bin kişilik devasa tiyatrosu, nekropol, agora, gymnasium, Tritonlu Çeşme, surlar, Dilek Kilisesi, Frontinus Caddesi bunlardan bazıları… Şehir girişine kurulan hamamı şehre girenlerin önceden yıkanmasını sağlamak için yapılmış… Bu etkileyici kent Pamukkale ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. 

Yorum Yaz

Save