Keşfetmenin en iyi yolu yürümek… Bazen birkaç saat, bazen birkaç gün hem ruha hem bedene çok iyi geliyor. Nerede yürüdüğünüzün pek önemi yok ama bazı yollar var ki hayalini kuramayacağınız güzellikte… Dağlardan ormanlara, buzullardan çöllere uzanan bu yollar insanın sınırlarını zorluyor. Mücadele ve eşsiz güzellikler dolu, dünyanın en güzel  yürüyüş yolları bu yazıda…

Everest Ana Kamp Yürüyüşü, Nepal

Everest Base Camp Yürüyüşü

2800 metreden başlayan rota, sizi 5160 metreye çıkartıyor. Edmund Hillary ve Tenzing Norgay’in izlerini takip ettiğiniz yol boyunca etrafınız 6000’lik, 7000’lik zirvelerle dolu… En son yerleşim yerine geldiğinizde ise etrafınız dünyanın en yüksek 8000’lik zirveleriyle sarılıyor. Belki de dünyanın en zorlu trekking rotalarından biri. Dünyanın en ilginç havaalanı Lukla’dan başlıyan yol, Khumbu Vadisi ve Sagarmatha Ulusal Parkı’nın eşsiz manzaraları eşliğinde devam ediyor. Namche Bazaar, Tengboche, Phangboche, Pheriche, Dingboche, Lobuche, Gorak Shep, rota üzerindeki en önemli duraklar…  Yürüyüş sırasında dilerseniz “teahouse” denen pansiyonlarda ya da çadırda kalabiliyorsunuz. Yüksekliğe alışmak için belirli yerlerde 2 gün kalmak gerekiyor ve turlar genellikle 14 gün sürüyor. Özel izin belgesiyle tırmanılan yolun uzunluğu ise gidiş dönüş 130 kilometre.

Şubat ayından Mayıs’a kadar en uygun dönem. Eylül- Ekim ayları da  tercih edilen aylardan… Günde yaklaşık 15 kilometre / 5-6 saatlik yürüyüşler yapılıyor. Ama Dablam (6814 mt), Lhotse (8516 mt), Mt. Makalu (8,470 mt), Cho Oyu (8201 mt) ve Nuptse (7816 mt), yol boyunca göreceğiniz dağlardan bazıları…

İnka Yolu, Peru

İnka Yolu yürüyüşü

​​İnka medeniyetinin izlerini süreceğiniz bu rotada Güney Amerika’nın en harika manzaraları eşliğinde yürüyorsunuz. Sacred Valley’den başlayan İnka Yolu, Machu Picchu’da son buluyor. En güzel zamanı Mayıs – Eylül ayları arasında… Şubat ayında yol, bakım çalışmaları için kapalı oluyor. Eğer klasik rotayı seçiyorsanız genellikle 3 gece 4 gün süren bir programı var. Bu rotayı mutlaka izinli tur operatörlerinden biriyle yapmanız gerekiyor. Yürüyüş boyunca 43 kilometre yürünüyor, en yüksek rotası ise 4215 metrelik Dead Woman’s Pass / Ölü Kadın Geçidi… Düşünülenin aksine 2430 metredeki Machu Picchu, en yüksek nokta değil. Yol boyunca İnka uygarlığına ait birçok şehrin harabelerini görüyor, bazılarının da içinden geçiyorsunuz. Yolun en sonunda ise sizi bir dünya harikası karşılıyor.

Yol üzerinde gün içerisinde sadece 200-220 yürüyüşçüye izin verildiğinden istediğiniz zamanı yakalayabilmek için erken rezervasyon gerektiği aklınızda olsun.

Likya Yolu, Türkiye

Likya Yolu
Likya Yolu yürüşünden

​​Dünyanın en önemli yürüyüş yollarından biri sayılan Likya Yolu’nu yürümek için en ideal zaman Mart-Mayıs ve Eylül-Kasım ayları… İngiliz Kate Clow’un başlattığı çalışmalar sonucu hayata geçen yol, artık hem Türkiye’den hem de dünyadan pek çok yürüyüşçüyü ağırlıyor. 540 kilometrelik yolun tamamı işaretlenmiş durumda ve her yıl işaretler yenileniyor. Pek çok kişi yolun tamamını bir kerede yürümeyi tercih ediyor ancak farklı zamanlarda parça parça yürüyenlerin sayısı da çok fazla…  Arabayla ulaşamayacağınız harika koylara paralel yürüyor, pek çoğunda denize girebiliyorsunuz.

Yol boyunca Sdyma, Pyndai, Phellos, Apelia, Theimussa, Letoon, Xanthos, Patara, Antiphellos, Apollonia, Idyros, Simena, Myra, Limyra, Gagae, Olympos, Sura, Belos, Phaselis ile birlikte birçok antik kenti ve yerleşim yerlerini görmek mümkün…

Cinque Terre Yürüyüşü, İtalya

Cinque Terre yürüyüşü
Manarola, Cinque Terre

Cinque Terre, İtalya’nın en güzel bölgelerinden olan Liguria’da yer alıyor. Monterosso al Mare, Vernezza, Corniglia, Manarola ve Riomaggiore’dan oluşan beş köy, Cinque Terre diye anılıyor. Dünya Mirası Listesi’nde yer alan birbirinden güzel beş köyü yürüyerek gezmekse İtalya’da yapacağınız en muhteşem şeylerden biri… Aslında sadece denizden ulaşımı olan bu köylere zamanında dağ yollarından eşeklerle ulaşılırmış. Şu an tren yoluyla birbirine ve merkeze bağlanan köyler, artık İtalya’nın en popüler yerlerinden. Eşeklerin kullandığı yol zamanla yürüyüşçülerin de tercih ettiği bir yol haline gelmiş. Zeytin ağaçları, üzüm bağları ve meyve ağaçlarının arasından geçerek köylere ulaşıyorsunuz. Akdeniz’in muhteşem manzaraları eşliğinde yürüdüğünüz yol, zaman zaman zorlaşan bölümlerine rağmen herkesin yürüyebileceğiniz zorlukta…

İtalya da yaz aylarını çok sıcak geçirdiğinden yürüyüş için en uygun zamanlar Nisan-Mayıs, Eylül-Ekim ayları… Mayonuz mutlaka yanınızda olsun, her durakta denize girme imkânı da var.

Yoshida Yolu, Japonya

Fuji Dağı

​​Japonya’nın en ünlü yürüyüş rotalarından biri olan Yoshida Yolu, sizi Japonya’nın kutsal Fuji Dağı’nın zirvesine çıkartıyor. Japonlar, dünyanın en güzel şekilli dağlarından biri olan Fuji Dağı’na tırmanmanın ruhsal bir yolculuk olduğuna inanıyor ve hayatları boyunca en azından bir kez bu yolu yürümeye çalışıyorlar. 5. İstasyon olarak bilinen noktadan başlayan rota, dağın kuzey kısmını takip ediyor ve sizi 3776 metreye çıkarıyor. Tırmanmak yaklaşık 5-7 saat, dönüş yolu ise aşağı yukarı 3-5 saat sürüyor. … Tokyo’dan kolaylıkla ulaşacağınız 5. İstasyon’a, tüm yıl boyunca ulaşım var ancak 1 Temmuz-10 Eylül arası yolun resmi olarak yürüyüşe açıldığı zaman.

Japonlar haricindeki pek çok yürüyüşçü tarafından da tercih edilen rota boyunca Fuji Dağı’nın nefes kesen manzaraları size eşlik ediyor. Eğer gerçek bir yürüyüş istiyorsanız Birinci İstasyon’dan başlayarak tüm rotayı yapabilirsiniz. Sadece Yoshida Yolu’nu yürümek 5,8 km, tümünü yürürseniz 19 km… Eğer uzun yolu seçerseniz 5. İstasyonu konaklama amaçlı kullanabilirsiniz. Gün batımı ya da gün doğumu saatleri en çok tercih edilen saatler.  Doğayla iç içe ve huzur arayanların tercih edeceği bir rota…

West Highland Way, İskoçya

İskoçya

West Highland Way, İngiltere’nin en güzel ve en çok tercih edilen yürüyüş rotalarından biri… Rota, İskoçya’nın en yeşil ve sulak bölgelerinden geçerek güneyden kuzeye kat ediliyor. Loch Lomont, Beinn Dorain, Glencoe gibi etkileyici yerlerden geçen yol, 152,5 kilometre uzunluğunda… Glasgow yakınlarındaki Milngravie’den başlıyor, Ben Nevis’in eteklerindeki Fort Williams’da bitiyor… En iyi yürüyüşçülerin 5-6 günde tamamladığı rota, genellikle 9 günde tamamlanıyor. Rota oluşturulurken eski antik ve askeri yolların izleri takip edilmiş. Yol boyunca konaklama için birçok pansiyon ve kamp alanı mevcut. Farklı etaplara bölünmüş yol, özellikle yüksek tepelerden kaçınılarak oluşturulmuş, bu sebeple çoğu yürüyüşçünün yapabileceği zorlukta.

Sonbahar ayları hem renkler açısından hem de hava durumu açısından en harika dönem. Böylece yaz aylarında ortaya çıkan tatarcık sineklerinden de kurtulmuş oluyorsunuz. Ekstra bir gün ilave ederek muhteşem Ben Nevis’e de tırmanabilirsiniz. Dönüş rotasında da Fort Williams’tan bineceğiniz Harry Potter buharlı treni de bonusunuz olacak…

Kilimanjaro Dağı Zirve Yürüyüşü, Tanzanya

Tanzanya

Afrika’nın en güzel yürüyüş rotalarından biri olan Kilimanjaro, Tanzanya sınırları içerisinde.  Her yıl yaklaşık 50 bin yürüyüşçü tarafından yürünen Kilimanjaro’ya farklı birkaç rotadan çıkabiliyorsunuz. Nispeten daha kısa olan Marangu, Rongai rotaları daha çok tek başına yürümek isteyenler ve daha az tecrübeli yürüyüşçüler tarafından tercih ediliyor. Machame ise en popular rotaların başında geliyor o yüzden de kalabalık bir yol… Lemoshe, yeni bir rota ancak en manzaralı ve en güzel rotalardan biri. Batı cephesinden çıkılan North Circuit rotası ise en uzun olanlarından… En muhteşem manzaraları görebileceğiniz bu rota da en çok önerilen rotalardan biri… Umbwe, Shira da diğer rotalar.

Yürüyüş, seçtiğiniz rotaya göre yaklaşık 6-9 gün sürüyor. Rotaların uzunluğu ise 53 ila 98 kilometre arasında değişiyor.  Yürüyüş için en uygun dönem Ocak-Mart ve Haziran-Ekim ayları… Afrika’nın da en yüksek noktası olan Kilimanjaro’nun yüksekliği ise 5895 metre… Orta ve ileri seviyede yürüyüş zorluğuna sahip rota, harika manzaralarıyla sizi büyüleyecek hem de limitlerinizi zorlayacak.

Pacific Crest Trail ve Appalachian Trail

Hayalini kurmak bile güç… Niye derseniz, bu iki yol da dünyanın en uzun yürüyüş yolları. Biri 4265 kilometre diğeri ise 3524 kilometre….  Yani hiç akıl karı değil…

Pacific Crest Trail kısa adıyla PCT Meksika sınırından başlayıp, Kanada’da son buluyor. Kaliforniya, Oregon ve Washington eyaletlerinden geçen yol boyunca çöllerden, ormanlara, buzul tepelerinden volkanik zirvelere kadar pek çok değişik ortamı yaşıyorsunuz. Bazıları yolun bir kısmını yürürken çok az yürüyüşçü sadece tamamını yürümeye cesaret ediyor. Bugüne kadar 19 binin üzerinde kişi tamamını yürüyebilmiş… 50 yıllık geçmişe sahip yolda, diğer pek çok yürüyüş rotasının aksine yol işaretleri neredeyse yok gibi… Yol boyunca çok fazla kalınacak barınak benzeri yer olmadığından kendi çadırınızı kendiniz taşıyorsunuz. Bazı bölgeleri için özel izin gerektiğinden seyahat organizasyonundan önce gerekli izinlerin organize edilmesinde fayda var.

Appalachian Trail yani AT, ABD’nin doğu yakasında… İlk defa 1921 yılında oluşturulmaya başlanan yol, 1937 yılında tamamlanmış. ABD Ulusal Parklar yönetimi, 31 kulüp ve pek çok organizasyonun desteğiyle halen aktif olarak kullanılıyor. Georgia eyaletindeki Springer Dağı’ndan başlayıp Maine’deki Katahdin Dağı’nda son buluyor. Yol boyunca 14 eyalet, 6 ulusal park, pek çok orman ve parklardan geçiyorsunuz. Eğer tamamını yapmayı düşünürseniz 5 – 7 ayınızı ayırmanız gerekiyor. PCT’ye göre arazi şartları çok farklılık göstermiyor. Daha çok orman içi bir yol izleniyor.

Her iki rota hem fiziksel ve hem de ruhsal olarak çok iyi şekilde hazırlanılması gereken bir yolculuk ancak inanılmaz bir deneyim olacağı kesin…

Daha fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorum Yaz

Save