Bir şehri gerçekten tanımanın en iyi yolu çoğu zaman yürümek bence. Dar sokaklarda kaybolmak, küçük bir kafeye rastlamak, beklenmedik bir manzarayla karşılaşmak… Tüm bu anlar ancak adımlarınızı yavaşlatıp şehrin ritmine uyduğunuzda mümkün oluyor. İşte bu yüzden yürünebilir şehirler seyahat deneyimini çok daha zengin ve samimi hale getirir.
Dünyanın bazı şehirleri, planlamaları, kompakt yapıları ve canlı sokak kültürleri sayesinde yürüyerek keşfetmek için yaratılmış gibiler. Tarihi merkezlerin birbirine yakın olduğu, geniş kaldırımların ve keyifli meydanların bulunduğu bu yürünebilir şehirler hem sürdürülebilir seyahat hem de daha derin bir keşif deneyimi sunuyor. Üstelik çoğu zaman toplu taşımaya bile ihtiyaç duymadan şehrin en önemli noktalarına ulaşabilirsiniz.
Bu arada bu birbirinden güzel şehir önerilerime gitmek için UYGUN FİYATLI UÇAK BİLETİ arıyorsanız buraya göz atabilirsiniz. Yürümek bana göre değil ben araçla gezmeyi seviyorum diyorsanız uygun fiyatlı ARAÇ KİRALAMA seçeneklerini buradan kontrol edebilirsiniz.
İşte benim adım adım keşfedebileceğiniz dünyanın en yürünebilir şehirleri listem.
EN YÜRÜNEBİLİR ŞEHİRLER LİSTESİ
Amsterdam | Hollanda
Amsterdam bisikletlerle anılsa da yürüyerek gezmek için de son derece uygun şehirlerden biri. Kanallar boyunca uzanan yollar, parklar ve müzeler birbirine rahatça bağlanıyor. Şehir düz olduğu için uzun yürüyüşler bile yorucu olmuyor burada. Her adımda suyla, mimariyle ve günlük hayatla iç içe harika bir rota.
Floransa, İtalya
Floransa, yürümek için adeta tasarlanmış bir şehir. Tarihi merkez çok kompakt; katedraller, müzeler, meydanlar ve kafeler birkaç dakikalık mesafelerde. Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürürken bir anda Rönesans’ın kalbine düşmüş gibi hissediyorsunuz.
Londra, Birleşik Krallık
Londra, büyüklüğüne rağmen yürüyerek keşfetmeyi sevdiğim şehirler arasında en başta yer alıyor. Parklar, mahalleler ve simge yapılar çoğu zaman birbirine beklenmedik şekilde yakınlar. Bazı mesafeler uzun gibi dursa da düz yapısıyla sizi kesinlikle yormayacak. Hyde Park’taki bahçelerden Thames kıyısına geçerken o kadar çok şey görüyorsunuz ki, Tower Bridge’e nasıl gelmişsiniz anlamıyorsunuz bile.

Roma, İtalya
Roma, açık hava müzesi gibi yürüyerek gezilen bir şehir. Tarihi merkezde her adımda bir meydan, bir çeşme ya da antik kalıntıyla karşılaşabiliyorsunuz. Şehir çok planlı değil ama bu karmaşa yürüyüşü ayrı bir büyü katıyor. Zaten Roma’da yürürken zamanda yolculuk yapmış gibi oluyorsunuz.
Barselona, İspanya
Barselona, yürüyüşü sosyal hayatla birleştiren bir şehir. Sahil yürüyüşleri, geniş caddeler ve mahalle aralarıyla harika bir yapısı var. Gaudí’nin izleri sokaklarda keşfetmek ayrı bir eğlenceye dönüşüyor burada. Şehrin aşırı enerjisi ise insana hiç yorucu gelmiyor.
Prag, Çekya
Prag’ın tarihi merkezi yürüyerek keşfetmek için ideal şehirlerden biri. Taş sokaklar, köprüler ve meydanlar kısa mesafelerle birbirine bağlanıyor. Şehir, bazen kalabalık olsa bile yürürken bunaltmıyor insanı. Öyle güzel mimari, öyle güzel detaylar var ki, şehirde birkaç şey için tepelere çıkmak zorluk gibi gelmiyor. Prag’da yürümek, adeta bir masalın içinde yürüyormuşsunuz hissi veriyor insana.
Kopenhag, Danimarka
Kopenhag merkezdeki pek çok nokta yürüyerek rahatça ulaşılabilir durumda. Şehrin sakin, düzenli ve stres yaratmayan bir yapısı var zaten. Su kenarları ve parklar da yürüyüşü keyifli hale getiriyor.
Lizbon, Portekiz
Lizbon tepeleriyle meşhur olsa da yürüyerek keşfetmesi en keyifli şehirlerden biri bana göre. Dar sokaklar, seyir noktaları ve mahalle aralarındaki küçük kafeler yürüyüşü ödüle dönüştürüyor. Şehrin her köşesi ayrı bir manzara sunduğundan yokuşlar bile buna değer diye hissettiriyor insana.
Edinburgh, İskoçya
Edinburgh, yürüyerek keşfedildiğinde hikâyesini anlatan şehirlerden biri. Old Town ve New Town arasındaki geçişler, şehrin tarihsel katmanlarını adımlarla hissetmenizi sağlıyor. Dar geçitler, yokuşlu sokaklar ve tepeden açılan manzaralar yürüyüşü ayrı bir zevke dönüştürüyor. Şehir merkezindeki birçok önemli noktaysa birbirine çok yakın.
Eskişehir
Eskişehir, Türkiye’de yürünebilirlik denince ilk akla gelen şehirlerden biri galiba. Merkezdeki birçok nokta yürüme mesafesinde ve Porsuk Çayı çevresi yürüyüş için en ideal yerlerden. Öncelikle şehir planı düzenli ve kalabalığı da bunaltıcı değil. Kafeler, parklar ve kültürel alanlar yürüyüşü kesintisiz devam ettirmenizi sağlıyor.
Bonus:
İstanbul | Türkiye
Çok kocaman bir şehir olsa da ben yine de İstanbul’u bu listeye eklemek isterim. Özellikle benim gibi fotoğraf çeken ve yürüyüş seven biriyseniz sizi bu şehirde inanılmaz sürprizler bekliyor demektir. Semtler arası mesafeler büyük ama her semtin kendi içinde bambaşka keşif noktaları var. Tarih, günlük hayat ve manzara bu şehirde birkaç adım içinde iç içe geçebiliyor. Bir sokakta Bizans’tan izler, bir diğerinde Osmanlı’nın o ince zevkiyle bezediği binalar ve bir sonraki köşede modern şehir hayatı karşınıza çıkabiliyor.
Doğada yürüyüş seviyorsanız ve ekstrem yerlere gitmeyi planlıyorsanız PATAGONYA – EL CHALTEN YÜRÜYÜŞ ROTALARI yazıma mutlaka göz atın.
Daha çok fotoğraf ve güncel geziler için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorumlar kapandı...