Yeşile merakım çocukken ağaç tepelerinde geçirdiğim zamanlardan kalma. Ağaçlarla, çiçeklerle kaplı bir bahçede büyüyünce böyle bir merak da kaçınılmaz oluyor sanırım. Çiçeklere merakım doğa sevgimle beraber büyüdü gelişti. BENİM YEŞİL HİKAYEM‘i detaylıca anlattığım bir yazım da var ayrıca…

Bu merakım yüzünden gittiğim her yerde çiçeklerin, ağaçların peşinden koşar oldum. Yürüyüşe başladıktan sonra da doğanın en derinliklerine girme fırsatı buldum. Oradaki çiçeklerin rengi de kokusu da başka oluyor sanki.. Eğer bir şehre gitmişsem botanik bahçelerini, parklarını, ormanlarını gezmeden gelemiyorum. Onları bulamazsam da çiçek pazarlarını geziyorum mutlaka. 

Çiçeklere merakım fotoğraf merakımla daha da arttı. Her gittiğim bölgenin çiçeklerini fotoğraflarını çeker sonra da neymiş bunlar araştırırım. Bu yazı Doğu Karadeniz gezilerinden topladığım çiçeklerden oluşuyor. Tabi, hepsine yer vermek mümkün değil. Bunlar sadece benim seçtiğim birkaçı…

Civanperçemi 

Latincesi Achillea Millefolium, İngilizcesi Yarrow olarak kullanılıyor. Türkiye’de de farklı bölgelerde Akbaşlı, Binbiryaprak, Beyaz civanperçemi, Sarı civanperçemi ve Kandil çiçeği gibi isimlerle anılıyor.

Civanperçemi
Civanperçemi

Türkiye’de Doğu Karadeniz’de tanıştığım Civanperçemi bu bölgede oldukça yaygın. Özellikle Kuzey yarımkürede Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’da yetişiyor. Yükseklerde yetişen bitkinin Türkiye’de 40 kadar çeşidi olduğu söyleniyor. 

Faydası antik çağdan beri bilindiğinden halk arasında kullanımı çok yaygın. Özellikle kanı durdurma ve yaralar için kullanılıyormuş. Günümüzde de alternatif tıp ve ilaç sektöründe kullanılmaya devam ediyor. 

Yeşil yapraklı, çiçeğinin ise bir sürü minik papatyanın bir araya gelmiş gibi bir görüntüsü var. Boyu türlerine göre 5 cm ile 1 metreyi bulabiliyor.  Çiçek dönemi mayıs-temmuz arası. Daha az rastlansa da pembe ve sarı rengi de var. Yapraklarının biraz eğrelti otunu andırdığını söyleyebilirim. Keskin bir kokusu var. 

Yurtdışında bahçelerde süs bitkisi olarak da kullanılıyor. Özellikle doğal bahçeler oluşturulurken ya da kelebek bahçelerinde kullanılıyor. 

Cıvanperçeminin faydaları?

Civaperçeminin birçok farklı kullanımı var. Çay yapıp içilince mide rahatsızlıklarına, hazımsızlığa, soğuk algınlığına ve öksürüğe iyi geliyormuş. Ateş düşürücü ve iştah açıcı etkisi var. Banyosunu yaparsanız kadınların üreme organlardaki rahatsızlara iyi geldiği, regl dönemi şikayetlerini azalttığı söyleniyor. 

Tazesini sıkarak elde edilen suyu nefes yollarını temizlediği gibi kan dolaşımını hızlandırıyor. Bitkiden yapılan merhem çıban tedavisinde kullanılıyor. Sindirim problemleri, iltihap ve cilt yaraları gibi hastalıkların tedavisi için bir alternatif tıp yöntemi olarak kullanılıyor. 

Bu yazıda ismi geçen tüm çiçekler ve doğadaki birçok bitkinin hangi hastalıkta ne şekilde kullanılacağını mutlaka bir uzmana danışarak kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü birçok bitkinin faydalarının yanı sıra bilinçsiz kullanıldığında olumsuz yan etkileri olabileceği gibi zehirlenmelere varan sıkıntılara yol açabiliyor.  

Kurtpençesi

Latincesi Polygonum bistorta, İngilizcesi ise Bistort. 

Kurtpençesi
Kurtpençesi

Bu çiçeği araştırırken birçok farklı bilgiye denk geldim. Birçok sağlık, aktar, şifalı bilgiler veren siteler bu çiçeğe Kurtpençesi diyor ama Latince karşılığına baktığında farklı bitkiler çıkıyor. Kurtayağı denen bitki ile sanırım karıştırılıyor. Bazı yörelerde Kurtayağı, Kurttırnağı, Yılankökü, Çıyancık, Çıyan otu olarak da anılıyor. Aynı isimle anılan farklı bitkiler olduğu için sanırım bu karışıklık.

Ben yine bu bitkiyle Rize gezisinde tanıştım. Ağustos ayında her yerde farklı boyutlarda gördüğüm toz pembesi çiçekleriyle öyle etkileyici duruyorlardı ki… Ülkemizde özellikle Trabzon, Rize ve Artvin bölgelerinde yetişiyor. Ayrıca Avrupa ve Kuzey Amerika’da da yetişiyor.

Yüzyıllardır kullanımı bilinen, fosilleri bulunan değerli bir çiçek… Hatta Avusturya ve Almanya’da doğayı koruma yasası ile koruma altına alınmış. Doğal bitki örtüsünde yetişen bitki nemli toprak sevdiği için ona özellikle sulu alanlarda denk geliyorsunuz. Mayıs ayından ağustos ayına kadar çiçek açıyor. Yeşil gövdesinin üzerinde pembe uzun tohumlu bir çiçeği var. Farklı bölgelerde pembenin tonu ya da çiçeğin büyüklüğü değişiyor. 

Kurtpençesinin faydaları

Yapraklar, kök ve tohum kısmı çiğ veya pişirilmiş olarak yenebiliyor. Kanamayı kesmesinin yanında idrar söktürücü olarak da kullanılıyor. Ayrıca soğuk algınlığı, sistit, mide ülseri, kolit, regl dönemi ağrılarında kullanımı oluyor. 

Ayrıca Çinlilerin bu bitkiyi ateş, tetanoz, yılan ve sinek ısırıklarının yanı sıra el-ayaklardaki kramplar için kullandığı yine bazı kaynaklarda yazıyor. 

Tavşancıl Otu

Bahçede dizi aşan boyutlarını görüp çok sevdiğim bu bitkinin Karadeniz’de boyumu geçen halini görünce çok şaşırdığımı söylemeliyim. İstanbul ve civarında bir avuç büyüklüğünde olan çiçeklerin boyutları da neredeyse 40-50 santimi aşıyordu. Sanırım iklimin güzelliği bu oluyor. 

Tavşancıl otu
Tavşancıl otu

Latincesi Heracleum sphondylium, İngilizcesi Hogweed ya da Cow parsnip olarak geçiyor. 

Anadolu’da birçok yerde denk gelebiliyorsunuz. Anavatanı yine Anadolu ve Avrupa olarak biliniyor. Şekli bir şemsiyeyi andırıyor. Orman içinde veya nehir yataklarının yanlarında daha çok rastlanıyor. Özellikle nemli toprakları seviyor.

Nisan-mayıs aylarında çiçek açtıktan sonra ekim ayına kadar tohumlarını oluşturuyor. Gövdesi üzerindeki ince yapraklarına karşın çiçekleri çok büyük boyutlara ulaşabiliyor. Toplam yüksekliği 1,8 metreyi bulabiliyormuş. Güzel görüntüsüne rağmen maalesef çok güzel bir kokusu yok. Özellikle dokunduğunuzda kokusunu veriyor. 

Tavşancıl otunun faydaları?

Şifalı bitkilerden biri olan Tavşancıl otu ishale ve dizanteriye iyi geliyor. Mide tembelliğini gideriyor. Kan çıbanı, ülser, abse ve böcek ısırmalarına iyi geldiği söyleniyor. Köklerinin histeri ve sara hastalığına karşı kullanıldığı birçok kaynakta belirtiliyor. Saplarından suyu çıkartılıyor, yapraklarındansa çorba yapılabiliyormuş. Yani tem taze hem de kuru olarak kullanılabiliyor. 

Yumak çiçekli çançiçeği 

Mor rengiyle size kendine hayran bıraktıran bir çiçek. Çançiçeğigiller ailesine ait çiçeğin Latince ismi Campanula glomerata, İngilizcesi ise Clustered Bellflower.

Yumak çiçekli çançiçeği
Yumak çiçekli çançiçeği

Anavatanı Avrupa – Asya olan bitki çok yıllık bitkilerden biridir. Çan şeklindeki çiçeklerini haziran ayında açmaya başlıyor, eylüle kadar çiçeklenmeye devam ediyor. 60 santime kadar büyüyen çiçeğin gövdesi ve yaprakları tüylü bir yapıya sahip. Çiçekler ise 2-3 santim civarında oluyor. Nemli toprakları seven çiçek güneşli ve yarı gölge yerleri tercih ediyor. Donlara dayanıklı bir yapısı var. 

Yumak çiçekli çançiçeğinin faydaları

Çan çiçeği spazm giderici, astım ve nefes darlığına iyi geldiği söyleniyor. Aynı zamanda uyuşturucu etkisi de biliniyor. 

Yaprakları ve tohumları ilaç sanayinde kullanılıyor. Bitkinin zehirli olduğu biliniyor, o yüzden kesinlikle bir uzmana danışılmadan kullanılmamalı. 

Ala Körigen  

Rize’nin yüksek tepelerinde Ağustos ayında denk geldiğim bu çiçek neredeyse tüm düzlükleri sarıya boyamıştı. Mis gibi kokan çiçeğin çok farklı türleri olduğundan doğrusunu tespit etmek oldukça zamanımı aldı. 

Ala körigen
Ala körigen

Latince ismi Coronilla orientalis (bazı kaynaklarda Securigera orientalis olarak da geçiyor). Kaplayıcı bitkinin uzunluğu 6-40 santimi bulabiliyor. Çiçekleri ise 12-18 mm boyutunda…  Çok yıllık bitki 100 metreden 2300 metreye kadar yüksekliklerde görülebiliyor. Kuzey, Orta ve Doğu Anadolu’da yoğunlukla görülen bitki aynı zamanda Kırım, Gürcistan, Ermenistan, Kafkasya ve İran’da yetişiyor.

Ahududu (Frambuaz)

Doğada Ahududuya ilk defa Doğu Karadeniz’de denk geldim. Böğürtlen olarak bilinen mor olanı her yerde denk gelmişliğim var ama göz alıcı kırmızı rengini ilk kez burada gördüm. Belki de şansım doğru zamanında orada olmamdı. 

Ahududu
Ahududu

Ahududu binlerce yıldır bilinen ve kullanılan bir bitki. Mineral deposu ve antioksidan olarak biliniyor. Latincesi Rubus idaeus ve gülgiller familyasından geliyor. Türkiye’de ayrıca Ağaç çileği, Dağ çileği, Frambuaz olarak da biliniyor. Dikenli çalı şeklinde bir yapısı olan bitki nemli bölgeleri seviyor. Karadeniz’de denk gelmem şaşırtıcı değilmiş o zaman. Avrupa, Amerika ve Asya kıtalarında yetişiyor. 

Yaz aylarında çiçek veren Ahududunun meyve süresi çok kısa sürüyor. Vahşi doğada yetiştiği gibi ticari olarak da yetiştiriliyor. Reçeli, şurubu ve likörü yapılıyor. 

Ahududunun faydaları

Hem bitkisi meyvesi hem de yaprakları faydalı… Yapraklar taze ve kurutulmuş olarak çay şeklinde içilebiliyor. Başta dediğim gibi ahududu oldukça güçlü bir antioksidan… A, C vitaminlerinden başka fosfor, demir, magnezyum, bakır, mangan gibi insan vücuduna yararlı birçok şeyi içerisinde barındırıyor. 

Düzenli olarak tüketilirse bağırsak florasını zenginleştiriyor ve sindirim sistemi sorunlarını ortadan kaldırıyor. Tansiyonu dengeliyor, kanı temizliyor, gribal enfeksiyonlara iyi geliyor, diş eti kanamalarını engelliyor, regl düzensizliklerini önlüyor, cilde iyi geliyor.  

Yorum Yaz

Save