İstanbul’un zarafet ve ihtişam sembollerinin başında kasırlar geliyor. Beykoz Mecidiye Kasrı da tam bu tanıma uyan yerlerden biri. Boğaz’ın en güzel manzarasına sahip kasır, göz alıcı, huzur dolu haliyle insanın başını döndürmeye yetiyor. Gelin bu güzel ve etkileyici binayı birlikte tanıyalım. 

İstanbul’un en eski kasırlarından biri olan Beykoz Mecidiye Kasrı, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından Sultan Abdülmecid’e hediye olarak yaptırılmış. 1945 yılında yapımına başlanmış ancak paşa, binanın tamamlandığını göremeden vefat etmiş. Bina oğlu Said Paşa tarafından tamamlanarak 1954 yılında padişaha hediye edilmiş. 

Devrin ince zevkini ve batılılaşma rüzgarlarını yansıtan binanın mimarı İstanbul’un birçok muhteşem yapısında imzası olan Nigoğos ve Sarkis Balyan’a ait. Kısaca konuyu bölüp birkaç örnek vermek gerekirse Dolmabahçe Bahçesi, Çırağan Sarayı, Ihlamur Kasrı, Küçüksu Kasrı diyebilirim size… 

Denizden 5 katlı taraçalar halinde yükselen bahçesi ağaçları, çevre düzenlemesiyle gerçekten bir huzur köşesi. İster kahvaltıya gidin isterseniz termosunuzda kahvenizle kendi halinizde takılın, muhteşem manzarasıyla sizi mest etmeye yetecek bir yer.  

Beykoz Mecidiye Kasrı’nın özellikleri

İki katlı olarak inşa edilen kasır, yarı kagir (tuğla ya da taştan) ve simetrik bir düzene sahip.  Dış duvarlarında İtalya’dan getirtilen taşlar ve yerli mermerler kullanılmış. Eski dönem fotoğraflarında içerisinin varaklı mobilyalar, Hereke döşemeler, perdeler ve görkemli şamdanlarla süslü olduğunu görebiliyorsunuz.

Bina dışında çalışanlar için ek odalar, mutfak, küçük bir köşk, su deposu, limonluk, kümes, kuşluk, güvercinlik gibi alanlar da inşa edilmiş. Ancak bunların büyük bir kısmı günümüze ulaşamamış maalesef. 

Beykoz Mecidiye Kasrı
Beykoz Mecidiye Kasrı ve bahçesi.

Kimler gelmiş geçmiş?

Adına kasrın yaptırıldığı Sultan Abdülmecid, o dönem yaşanan “Mısır olayları” nedeniyle binaya çok ilgi göstermemiş ama kendisinden sonra gelen Sultan Abdülaziz, burayı çok sevmiş sıkça misafirlerini burada ağırlamış. 

Kırım Savaşı’na giden askerler Beykoz çayırında ağırlanırken efelerin bir kısmı kasırda ağırlanmış. İlk İstanbul ziyaretini Abdülmecit zamanında yapan I. Napoleon’un kardeşi Jerome’nin oğlu olan Prens Jerome Napoléon, ikinci gelişi sırasında Beykoz Mecidiye Kasrı’nda ağırlanmış ve Sultan Abdülaziz de kendisini burada ziyaret etmiş. 

Sultan Abdülaziz’in yaz aylarında sıkça geldiği, çevre köylerde ava çıktığı ve Beykoz Çayırı’nda güreşler düzenlediği biliniyor. 

Sultan, 15 Ekim 1869’da İstanbul’u ziyaret eden Fransız İmparatoriçesi Eugénie’ni burada ağırlayarak kendisine kasırda muhteşem bir ziyafet vermiş, onun adına geçit töreni düzenlemiş. 

Hastaneden müzeye dönüşüm

Sultan Abdülaziz’den sonraki padişahlar tarafından kullanılmaya devam eden Mecidiye Kasrı daha sonraları kamu hizmetine verilmiş. Burası önce yetimler için bir yurt (Dârü’l-eytâm) olarak, 1920’lerde göz hastanesi, 1953’ten sonra prevantoryum (yani bir çeşit verem hastanesi), 1963 yılından sonraysa çocuk hastanesi olarak kullanılmış.

23 Aralık 1997 tarihinde Millî Saraylar’a bağlanarak bir süre sonra restorasyon çalışmalarına başlanmış. 2010 yılında başlanan çalışmalar nihayet 2016 yılında bitmiş ve 11 Nisan 2017 tarihinde müze olarak ziyarete açılmış. 

Beykoz’un en nadide yerlerinden olan Mecidiye Kasrı hem bahçesi hem kasır binası ile İstanbulluların gözdesi olmaya aday yerlerden biri bana göre. Biraz merkeze uzak olduğundan her zaman sakin ortamıyla burada vakit geçirmekten keyif alacağınıza eminim. 

Beykoz Mecidiye Kasrı
Beykoz Mecidiye Kasrı – Giriş Salonu

GENEL BİLGİLER

Beykoz Mecidiye Kasrı nerede?

İstanbul’un Anadolu yakası Beykoz ilçesinde Yalıköy mahallesinde Hünkâr İskelesi olarak anılan bölgede yer alıyor. 

Beykoz Mecidiye Kasrı’na nasıl gidilir?

Aracınız varsa Beykoz sahil yolunu takip ederek önce Beykoz Çayırı ya da Beykoz Stadyumu’na gelerek oradan müze oklarını takip edebilirsiniz. Ücretsiz otoparkı var. 

Toplu taşıma ile gelecekseniz seçeneğiniz çok fazla. Beykoz yönüne giden birçok otobüsten birine binerek çok yakınlarına kadar gelebiliyorsunuz. 

İETT otobüslerinden 15A, 136B hatları yakınına kadar gidiyor. Bunlardan birine bindiğinizde Servi Burnu durağında inebilir kısa bir yürüyüşle kasra ulaşabilirsiniz. 

Bunların dışında şehrin farklı yerlerinden gelerek Beykoz Kasrı’nın yakınlarından geçen İETT otobüsleri de var. Mecidiyeköy’den, Kadıköy’den, Ümraniye’den, Kavacık’tan bu hatlar ile kolayca Beykoz’a gelip Kundura Fabrikası Durağı’nda indikten sonra yine kısa bir yürüyüş ile kasra ulaşabilirsiniz. Bu hatlar şöyle: 

11H, 15, 15BK, 15D, 15F, 15T, 15TY, 20, 121A, 135, 135G, 135K ve 137 

Kavacık üzerinden gelecekseniz minibüsü hattını kullanabilirsiniz. Kavacık Köprüsü üzerinden bineceğiniz minibüsle yine kasrın çok yakınlarına kadar gelebiliyorsunuz. 

Bir başka ve en keyifli olan seçenek ise deniz yolu ile gelmek. Üsküdar’dan Üsküdar – Anadolu Kavağı seferi ile hem Boğaz keyfi yapabilirsiniz hem de sonunda kasrı ve Beykoz’un tarihi sokaklarını gezme fırsatı bulabilirsiniz. Ayrıca Yeniköy’den ve Sarıyer’den gelen iki hat daha var. Bunlar da Avrupa yakasından gelecekler için güzel bir seçenek. 

Aracınızla Avrupa yakasından gelirken köprü trafiğinden kurtulmak isterseniz deniz yolunu kullanabilirsiniz. İstinye – Çubuklu hattındaki arabalı vapurlar ile Anadolu yakasına geçtikten sonra Beykoz istikametini takip etmek size oldukça zaman kazandıracak.

Beykoz Mecidiye Kasrı giriş ücreti

Yerli ziyaretçi için 25 TL, yabancı ziyaretçiler için 60 TL, indirimli bilet ise 10 TL. 

Sadece bahçeyi gezmek ise 10 TL. 

MÜZEKART geçerli.

Beykoz Mecidiye Kasrı ziyaret günleri

Pazartesi hariç her gün açık.

Beykoz Mecidiye Kasrı açılış – kapanış saatleri: 09.00 – 18.00 (Gişe 17.00’de kapanıyor)

Beykoz Mecidiye Kasrı Adresi: Yalıköy, Beykoz Kasrı, 34820 Beykoz/İstanbul

Beykoz Mecidiye Kasrı Telefon: (0212) 236 90 00

Yakınlarda neler var?

Beykoz’a kadar gelmişseniz Yalıköy’ün tarihi sokaklarını mutlaka gezmelisiniz. Beykoz Çayırı, Beykoz Korusu yine yakınlarda görebileceğiniz yerlerin başında geliyor. 

Boğaz yolunu kullanacaksanız Kanlıca, Anadolu Hisarı, Küçüksu gibi yine tarihi semtleri gezmeyi deneyebilirsiniz. Beykoz’un biraz daha ilerisinde ise Riva, Polonezköy, Cumhuriyet Köyü, Şile, Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri, Yuşa Hazretleri’ni ziyaret edebilirsiniz. 

İSTANBUL’DA ANADOLU YAKASI’NDA GEZİLECEK YERLERİ merak ediyorsanız bu yazım size yardımcı olabilir. 

Müzelere meraklıysanız İSTANBUL’DA GÖRMENİZ GEREKEN 10 MÜZE yazıma mutlaka göz atmalısınız. 

Daha çok fotoğraf ve geziler için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorumlar kapandı...