Uluslararası birçok önemli organizasyona ev sahipliği yapması onu barışla özdeşleştirse de Cenevre, doğal güzellikleri ve modern şehir yapısıyla hem dünyanın hem de İsviçre’nin yaşanılır şehirlerinden biri.  Bu yazıda Cenevre’ye dair kısa notlar ve Cenevre gezilecek yerler ile ilgili kısa kısa notlar bulacaksınız.

Cenevre, enerjisi ve güzelliğiyle İsviçre’nin göz kamaştıran şehirlerinden biri. Zenginliği ve kozmopolit yapısıyla öne çıkan bu özel şehirde muhteşem bir göl, Alpler’in etkileyici manzaraları, tarih kokan sokaklar, gösterişli alışveriş caddeleri ve gurme restoranları sizi bekliyor olacak. 

Avrupa’nın en büyük göllerinden olan Cenevre Gölü, yerlilerin deyimiyle Leman Gölü kadar, gölden çıkış yapan Rhone ve sonrasında ona katılan Arve nehirleri de şehrin hem hayat hem de güzellik kaynağı. Fransa sınırına çok yakın olan Cenevre, bu gölü aynı zamanda Fransa ile paylaşıyor. Bu da şehirde Fransız esintilerinin fazlasıyla görülmesine neden olmuş. Şehirde konuşulan birinci dil Fransızca. 

Cenevre, İsviçre’nin Zürih’ten sonraki en büyük şehri. 16. yüzyıla kadar Romalılar’ın hakimiyetinde kalan şehir, 1814 yılında İsviçre Federasyonu’na katılmış. Şu an şehir Cenevre Eyaleti’nin de başkenti konumunda.

Şehrin yüzde 44’ü yabancı

Cenevre kozmopolit yapısını Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, Kızıl Haç gibi 21’den fazla uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmasına borçlu. “Küresel şehir” ya da “barışın başkenti” olarak anılan Cenevre bir anlamda dünya diplomasisinin de başkenti gibi. Şehrin yüzde 44’ünü yabancılar oluşturduğundan konuşulan ikinci dil, İngilizce olarak kabul ediliyor.

GENEVRE GEZİLECEK YERLER

Dünyanın en yaşanılası şehirlerinden olan Cenevre’yi gezmeye Pont du Mont-Blanc Köprüsü’nden başlarsanız gölün enfes manzarasıyla karşılanıyorsunuz. İlk göze çarpan ise artık şehrin sembolü haline gelmiş Jet D’eau yani Su Çeşmesi. Teknik bir ihtiyaçla kurulduktan sonra halk tarafından çok sevilen fıskiye, yeri değiştirilerek kalıcı hale getirilmiş. 140 metreye varan su yüksekliğiyle bu devasa fıskiyeyi görmek için en güzel yer Jardin Anglais

Jardin Anglais’e geldiyseniz ünlü ‘Çiçek Saati’ne mutlaka uğramalısınız. Her mevsim değişiminde farklı renge ve görünüme bürünen saat şehre gelenlerin en merak ettiği yerlerden. Park aynı zamanda eski şehrin giriş noktalarından biri. Vieille Ville ismi verilen bölge İsviçre’nin en büyük tarihi şehri olma özelliğini taşıyor.

Tarih kokan Vieille Ville

Eski şehrin parke taşlı sokaklarını gezerken huzur dolu Bastions Park, şehrin tarihine damga vurmuş önemli isimlerin bulunduğu Reform Duvarı (Mur de la Reformation), kafe ve barlarla çevrili Place du Bourg-de-Four, şehrin en eski evlerinden olan Maison Tavel, şehrin “resmi kestane ağacını” görebileceğiniz Treille Promenade, bir zamanlar belediye binası olan ve 850 yıllık Saint Peter’s Katedrali burada görebileceğiniz önemli noktalardan birkaçı.

12. yüzyılda temelleri atılan Saint Peter’s Katedrali adeta Cenevre’nin tarihini yansıtıyor. Katedral, bir zamanlar Katolik mezhebine aitken şehrin yaşadığı reform hareketleri ile Protestan mezhebine ait bir katedrale dönüşmüş. İç dekorasyonu da bu anlamda büyük bir değişim geçirmiş. Katedralin zemin katındaki kalıntıların görülebildiği bir müzesi bulunuyor. 157 basamakla çıkacağınız kulesi ise şehrin mükemmel panoramasını görebileceğiniz yerlerden.

Alışveriş seviyorsanız Rue du Rhone ve Rue du Marche caddelerine, sanat ve tarihle iç içe olmak için Sanat ve Tarih Müzesi, Reform Müzesi, Modern Sanat Müzesi – MAMCO ve Patek Philippe Müzesi’ne uğrayabilirsiniz.  

Fotoğraf için Pexel’den Robert Stokoe ‘a teşekkürler.

Bohem duraklar Carouge ve Grottes

Şehrin Bohem taraflarını görmek için Carouge ve Grottes’e mutlaka uğramalısınız. Küçük bir İtalyan köyünü andıran Carouge’ın mimarisi kadar samimi ve özgür havası da sizi etkileyecek. Grottes semtiyse “Şirinlerin yeri” olarak bilinen binalarıyla ünlü. Çoğunlukla konut olarak kullanılan binalarda düz çizgiler yerine farklı bir tasarım tercih edilince ortaya, efsane mimar Gaudi’nin tarzına benzeyen evler çıkmış. Küçük sanat galerileri, artizan butikleri, kafe ve restoranlarıyla vakit geçirmek için harika iki durak.

İki farklı karaktere sahip Rhones ve Arves nehirlerinin birleşim noktası ise görülmeye değer. Doğanın bu etkileyici gösterisini La Jonction noktasında izleyebilirsiniz. Bains des Pâquis yani Pâquis Plajları ise yaz – kış Cenevrelilerin gözdesi. Yazın yüzmek için gidilen yer, kışınsa sauna ve Türk Hamamı için tercih ediliyor. 

Şehrin en gösterişli yerlerinden biri de Palais des Nations olarak geçen Birleşmiş Milletler’in yer aldığı bina. Ariana Parkı’nın içerisindeki binayı dilerseniz farklı temalarla oluşturulmuş turlarla gezebiliyorsunuz. 

Birçok ünlü markanın üretim merkezi

Bilime merakı olanlar CERN’i mutlaka duymuştur. Yeraltındaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’na ev sahipliği yapan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi – CERN tam onlara göre. 

Cenevre, İsviçre’yi ünlü yapan birçok şeyin de çıkış noktası ya da üretim merkezi. İlk kol saati 1868 yılında burada yapılmış, internet Cenevre’de CERN’de yaratılmış. Birçok çikolata markası ve Victorinox’un ünlü Swiss Army (İsviçre ordu) çakısı burada üretiliyor. Hatta buradaki mağazasında kendi çakınızı kendiniz şekillendirebiliyorsunuz. 

Alpler’in kapısı güzelliklere dolu Cenevre’yi daha fazla tanımak için gölde tekne turlarına katılmayı ya da şehri yükseklerden izleyebileceğiniz “şehrin balkonu” denilen Salève Tepesi’ne teleferikle çıkmayı da yapılacaklar listenize ekleyebilirsiniz. 

Dünyanın en yaşanabilir 10 şehirlerinden biri olan Cenevre, tertemiz huzur dolu sokakları, hiç şaşmayan ulaşım sistemi, yeşil alanları ve yüksek yaşam kalitesi ile bunu fazlasıyla hak ediyor. 

Avrupa’nın masalsı şehirlerini merak ediyorsanız HALLSTATT ve COLMAR yazılarıma da göz atmalısınız. BAHARDA AVRUPA ROTASI: ZÜRİH – KOPENHAG – PRAG yazımda ise üç şehri öne çıkaran detaylardan özetler bulacaksınız.

Daha fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorumlar kapandı...