İlk defa yurtdışına çıktığım şehir olmasından mı yoksa her şeyi içinde barındıran o büyülü atmosferinden midir, bilmiyorum Londra her zaman benim en sevdiğim şehir oldu… Neredeyse 9 milyonluk nüfusu ve inanılmaz yüzölçümü ile gerçek bir mega şehir ve bir dünya başkenti… Sadece ekonomik anlamda değil, tarihsel, kültürel ve sanatsal anlamda da dünyanın en önemli merkezi. Yüzlerce ülkeden gelen insanların oluşturduğu kültürel çeşitlilik de Londra’nın en önemli zenginliklerinden biri…

Westminster Köprüsü ve Big Ben
Westminster Köprüsü ve Big Ben

Bir yanda tarih kokan sokakları diğer yanda benzersiz modern mimarisiyle eskiyle yeninin muhteşem bir sentezi… Bu yüzden Londra, gezip görmekle bitmiyor. Her gidişimde farklı yerlerini keşfetmeye çalışsam da beni şaşırtacak yeni bir şeyler mutlaka çıkıyor karşıma.  Kuralları olan, düzenli, devasa bir şehir olmasına rağmen başka şehirlerde göreceğiniz o soğuk atmosfer de yok burada… Havasının değişkenliğine rağmen sıcak karşılıyor sizi. Sonra da güler yüzü ve nezaketiyle sizi kendine aşık ediyor….

Londra’da Herkese Göre Bir Şey Var

Londra
Belediye Binası – City Hall ve civarı

Londra’yı bu derece etkileyici yapan özelliği burada, herkesin kendisi için bir şeyler bulabilmesi… Tarihi dokusu, müzeleri, sanat galerileri, parkları, okulları, pubları, sahne gösterileri, festivalleri, alışveriş merkezleri, kütüphaneleri, semt pazarları, gurme restoranları ile herkes için bir şeyler var burada… Gece gündüz bitmeyen bir enerjisi var. Üretmeyi de biliyorlar, yaşamayı da eğlenmeyi de…

Tower Bridge Açılırken
Tower Bridge Açılırken

Londra’da şikâyet edeceğiniz iki şey olabilir Biri havası diğeri fiyatların yüksekliği… Hava şartlarına çok yapacak bir şey yok ama biraz araştırmayla Londra makul fiyatlarla gezip görülebilir…

Pahalı diye ünlenmiş olsa da Londra’da bütçenize göre bir şeyler bulmak her zaman mümkün. Mesela birçok müze ücretsiz gezilebiliyor. Ama bu müzeler öyle kenarda köşede kalmış ufak müzeler değil, British Museum, National Gallery gibi dünyanın en önemli eserlerine ev sahipliği yapanlar. Önemli bir konseri 5 pounda izlemeniz de mümkün…  Son dakika satılan biletler sayesinde harika konserleri yakalama şansınız var.

Big Ben
Big Ben

Artık birçok şehirde gönüllü insanlar tarafından düzenlenen ücretsiz yürüyüş turları burada da var. Yeter ki bakacağınız yerleri bilin. Zaten koca bir şehir olmasına rağmen oldukça düz coğrafyasıyla iyi bir planlamayla neredeyse tüm merkezi yürüyerek dolaşmanız mümkün…

5 Gün Londra İçin Yeter Mi?

Londra
City Hall’ün önünden manzara

Londra’da gezilecek yerleri, yapılacak etkinlikleri anlatmak birçok yazının konusu… Ama bu yazıda ben, 5 günde Londra’nın en çok görülmesi gereken yerlerini en kolay ve en hızlı nasıl gezerseniz onu anlatmak istiyorum… O yüzden de bir rota çizerek anlatmayı tercih ettim. 5 gün yeter mi diyeceksiniz… Kesinlikle yetmez… Birkaç müze, birkaç park, birkaç semtini görmeye ancak yeter ama başlangıç için hiç de fena değil…

1. GÜN

Hyde Park
Hyde Park

Londra ile ilgili önceki yazımda “Dünyanın en yeşil şehirlerinden biri olan Londra’yı gezmeye parklarından başlayın,” demiş ve Londra’nın görmeniz gereken 10 parkını anlatmıştım… Gerçekten de irili ufaklı bir sürü parkla dolu Londra parklarında her mevsim, sizi şaşırtacak bir güzellik var.

Bu yüzden benim ilk durak önerim dünyanın en ünlü parklarından biri olan Hyde Park… Şehir içi bir parka rağmen devasa bir boyutu var. Serpentine Gölü, oyun alanları, kuğuları, at binme parkuru, serbest konuşma köşesi (Speakers’ Corner), çiçek bahçeleri ve kafeleriyle şehrin en yeşil, en cazip alanlarından biri. Mevsime göre düzenlenen farklı etkinlikler de burayı cazip kılan şeylerin başında geliyor.

Buckingham Sarayı
Buckingham Sarayı

Sonraki durağımız Constitution Hill’i takip ederek Buckingham Sarayı… Halen kraliyet ailesine ev sahipliği yapan saray, sadece yaz aylarında ziyarete açık. Askerlerin nöbet değişimi, herkesin ilgiyle beklediği anlardan…

Parlamento Meydanı

St. James's Park
St. James’s Park

St James’s Parkı’ndan devam ederek Westminster’a kadar yürüyün. Yolunuzun üzerinde Churchill War Room, meraklıları için en özel adreslerden biri… Yola devam ettiğinizde ulaşacağınız Parliament Meydanı’nda ise ünlü Westminster Abbey ve (Big Ben, Parlamento Binası, Lordlar Kamarası’nı içinde barındıran) Westminster Sarayı var.

London Eye
London Eye

Westminster Köprüsü’ne geldiğinizde şehrin ikonik manzaralarından biri sizi karşılayacak… Bir tarafınızda Big Ben ve Parlamento Binası, karşınızda London Eye’la beraber sağınızda ve solunuzda uzanan Thames Nehri boyunca müthiş manzaralar sizi bekliyor.

Buradan Whitehall Caddesi’ni takip edin… Uzun bulvar boyunca Banqueting House, Savunma Bakanlığı, Downing Street ve Horse Guards önemli duraklardan… Horse Guards’da kürk şapkalı kraliyet askerlerinin nöbet değişim törenine denk gelebilirsiniz. Eğer turistik fotoğraflar seviyorsanız atlı askerlerle fotoğraf çektirmek burada en çok yapılan şey. Trafiğe kapalı Downing Caddesi ise İngiliz başbakanının konutu…

Ünlü Trafalgar Meydanı

Trafalgar Meydanı
Trafalgar Meydanı

Yol üzerinde İngiliz tarihinin önemli isimlerine ve anlarına ait heykeller var… Yolun sonunda ise Trafalgar Meydanı. Burası şehrin adeta kalbi diyebiliriz. Etrafınızda yine Londra’nın sembolü olmuş birçok şeyi buradan görebiliyorsunuz… Önce dünyanın en önemli resim koleksiyonlarından birine sahip National Gallery’i gezip vaktiniz varsa National Portrait Gallery’e uğrayın… St Martins in The Field Kilisesi ise meydanın en eski eserlerinden… Günün belli saatlerinde düzenlenen konserler, denk gelebileceğiniz en güzel şeylerden biri olacak.

Piccadilly Circus
Piccadilly Circus

Çıkışta Charing Cross yoluyla Leicester Square ve Picccadilly Circus’a kadar uzanın… Burası da şehrin en hareketli noktalarından biri. Hediyelik eşyalar satan mağazaları, restoranları, oyun merkezleri, sinemaları, yeme-içme mekanları ve bilet ofisleriyle her turistin uğrak noktası…

Soho’da Güne Veda

Londra
Fındıkkıran Balesi, National Ballet

Eğer müzikale gitmeyi düşünüyorsanız biletlerinizi mutlaka buradan alın.  En iyi adres Leicester Square’deki TKTS…  “Bugün, yarın ve ertesi gün” için son dakika en ucuz ve iyi yerlerden biletler buradan bulunuyor. Biraz sıra bekliyorsunuz ama değiyor. Yedi gün hizmet veren ofis, pazartesiden cumartesine 10.00- 19.00 arası, pazarları ise 11.00 – 16.30 arası açık.

Son durağımız Çin Mahallesi ve Soho… Eğer akşam müzikale gitmiyorsanız Avrupa’nın en büyük Çin Mahallesi’nde akşam yemeği yedikten sonra Soho’da günü bitirmek için sayısız seçenek var. Londra’nın en renkli köşelerinden biri olan Soho ve çevresi hem müzikallere hem de birçok kulüp ve bara ev sahipliği yapıyor.

2. GÜN

British Museum
British Museum’un Bahçesi

İkinci güne, Great Russel Street’te yer alan British Museum ile başlayın. Burası en az yarım gününüzü alacak. Dünyanın her yanından toplanmış eserleri ve cam kubbeli Kraliçe Elizabeth (II) Salonu’yla müzeseverler için tam bir cennet…

British Museum
British Museum, Kraliçe Elizabeth II Salonu

Sırada Bloomsbury ve Shaftesbury Avenue’yu takip ederek ulaşacağınız Covent Garden var… Yol üzerinde alışveriş için aklınızı çelecek çok yer var… Zarif ve şık dükkanlarla çevrili Covent Garden ve etrafı neredeyse bir gününüzü harcayabileceğiniz bir yer. Burası, el işi ürünlerle dolu Apple Market, Ulaşım Müzesi (London Transport Museum), Opera Binası (Royal Opera House), Neal’s Yard başta olmak üzere bir sürü mağaza, restoran, bar ve sokak gösterileriyle aklınızı başınızdan alacak.

Londra
Covent Garden Apple Market

Şanslıysanız belki Royal Opera House’ta bir gösteriye bilet bulabilirsiniz. Öncesinde de vaktinizi buradaki mağazalarda ve şehrin en güzel restoranlarından ya da publarından birinde değerlendirebilirsiniz.

Eğer Londra’nın nehir boyundaki akşam manzarasını merak ediyorsanız Shouthampton Caddesi’ni takip ederek Waterloo Köprüsü’ne yürüyün ve buradan şehrin ışıl ışıl en muhteşem halini izleyin.

3. GÜN

Westminster Metro
Westminster Metro ve Big Ben

Bugünü, benim de en sevdiğim bölge olan Southbank’a ayırın. Nehir boyunca uzanan yürüyüş yolu şehrin en keyifli yerlerinden. Westminster Metro İstasyonu’ndan çıkıp köprüden geçerek önce London Eye’a uğrayın.

London Eye
London Eye

Yolunuzun üzerinde Soutbank Center, National Theatre, Hayward Galley, Oxo Tower ve Tate Modern var. Eski bir elektrik üretim istasyonundan modern sanat müzesine çevrilen Tate Modern Müzesi’nde Dali’den Picasso’ya, Matiss’ten Duchamp’a kadar modern sanata öncülük etmiş en önemli isimlerin eserleri görülebilir. Yeni açılan bölümü ve seyir terasıyla şehri izleme noktalarından biri… Müzeden sonra ünlü Shakespeare Globe’a da uğramadan geçmeyin… Belki bir gösteri için bilet bulma şansınız bile olabilir.

Millenium Köprüsü ve St Paul's Katedrali
Millennium Köprüsü ve St. Paul’s Katedrali

Öğlen yemeği için en iyi adres hemen yakınlardaki Borough Market. Tarihi pazarda yer alan 100 kadar tezgâhta en taze sebze ve meyvenin yanı sıra ev yapımı ekmekler, tatlılar, peynirler ve diğer sıcak seçenekler bulunuyor.

Pazardan sonra biraz geri gelerek Millennium Köprüsü’den karşıya geçtiğinizde şehrin en ikonik eserlerinden biri olan St. Paul’s Katedrali sizi karşılayacak… Dünyanın en büyük ikinci katedrali olan St. Paul’s, aynı zamanda İngiliz tarihinde önemli olayların da şahidi…

Londra
One New Challenge Alışveriş Merkezi’nin Seyir Terasından Manzara

Eğer katedrali ve şehri yükseklerden seyretmek isterseniz çok yakındaki One New Challenge Alışveriş Merkezi’nin (ücretsiz) seyir terasına çıkarak muhteşem manzarayı bir de buradan izleyin.

Alışverişin Zirvesi Oxford Street

Oxford Street
Oxford Street

Bugünkü son durak, bir alışveriş mabedi olan Oxford Street… St. Paul’s Katedrali’nden bir saatlik bir yürüyüşle ya da tek bir otobüsle Oxford Street’e ulaşılıyor. Tottenham Court Road’dan başlayan cadde Oxford Circus’tan geçerek Bond Street ve Marble Arch’a kadar uzanıyor. Günde yarım milyonluk ziyaretçisiyle Avrupa’nın en yoğun caddesi…

Özellikle Noel ve yılbaşı zamanı ışıl ışıl süslenen cadde üzerinde Selfridges, Debenhams, John Lewis, House of Fraser gibi markaların devasa mağazaları var. Spordan elektroniğe, hediyelik eşyadan giyime aklınıza gelebilecek her şeyi bulabileceğiniz bu caddede anlayacağınız yok, yok… Caddeyi kesen ara sokaklara dalarak tüm vaktinizi isterseniz Bond Street’in pahalı dükkanlarını, isterseniz Regent Street’teki oyuncak mağazalarını ve Carnaby’i ya da Marylebone tarafındaki tasarım mağazalarını dolaşarak geçirebilirsiniz.

4. GÜN

Notthing Hill’in Renkli Sokakları

Bugüne şehrin yine en renkli duraklarından biri olan Notthing Hill ile başlayın… Portobello’da kısa bir turun ardından hedefimiz, Cromwell Caddesi üzerindeki şehrin iki önemli müzesi: Doğa Tarihi Müzesi (Natural History Museum) ve Victoria and Albert Müzesi (V&A). Doğayla ilgili aklınıza gelebilecek her şey var tarih müzesinde… Sadece giriş salonundaki Büyük Mavi Balina iskeletini görmek için bile gidilir buraya… Hemen karşısındaki V&A ise insanlık tarihinin 3 bin yılına ışık tutan binlerce sanat ve tasarım eserine ev sahipliği yapıyor. Hemen yanı başındaki Bilim Müzesi (Science Museum) da özellikle çocukların ilgisini fazlasıyla çekecek yerlerden.

Doğa Tarihi Müzesi - Natural History Museum
Doğa Tarihi Müzesi – Natural History Museum

Müze çıkışında iki seçenek var: Knightsbridge ya da Kings Road…  Her ikisi de aslında mağazaları ve yeme içme mekanlarıyla alışverişin ön plana çıktığı önemli yerlerden… Knightsbridge özellikle Harrods’u görmek isteyenlerin tercihi… Birçok şık dükkân, ünlü marka ve yemek mekanlarıyla alternatifi çok olan bir yer.

Harrods, Knightsbridge
Harrods, Knightsbridge

Kings Road ise Londra’nın en şık caddelerinden biri…  Özel koleksiyona sahip Saatchi Gallery’de bu bölgede… Eğer daha yürüyecek haliniz kaldıysa Thames Nehri’ne kadar inip Chelsea ve Albert köprüleriyle beraber ikonik Battersea İstasyonu’nun manzarasını da seyredebilirsiniz. Yine akşam yemeği için en iyi adres Slaone Square civarları.

Thames Nehri, Albert Köprüsü
Thames Nehri, Albert Köprüsü

5. GÜN

Bugüne ayırdığımız yerler Londra’nın City diye anılan ticari merkezi ve Tower of London’un da yer aldığı tarihi bölge… İlk durak London Bridge Metro İstasyonu… İstasyondan çıktığınızda önce, şehrin silüetine son yıllarda katılan Shard Binası’na uğrayın. Giriş ücreti biraz yüksek ama gökdelenin en üstünde yer alan seyir terasından şehrin manzarası harika…

Belediye Binası - City Hall ve Tower Bridge
Belediye Binası – City Hall ve Tower Bridge

Buradan sonra nehir kıyısına inerek Hay’s Galleria’yı geçin ve City Hall diye bilinen yumurtaya benzeyen belediye binası ve çevresini dolaşın. Burası modern binaları ve parkıyla şehri seyredebileceğiniz güzel noktalardan biri. Tower Bridge manzarası ve Tower of London ile muhteşem bir manzaraya sahip. Parka bakan binaların arasında yer alan Bridge Theatre’ın bohem atmosferinde kendinize bir kahve molası da verebilirsiniz.

Tower Bridge
Tower Bridge

Tower Bridge’i geçerek nehrin karşı kıyısına ulaşın. İsterseniz geçerken bir de köprünün iki ayağı üzerindeki bölümü ziyaret edin. Nehrin üzerinde iki ayağı birleştiren 45 metre yükseklikteki cam platformun üzerinden yürürken, biraz da ürpererek şehrin panoramik görüntüsüne hayran kalacaksınız.

Tower of London ise kraliyet sarayları ve kaleleri arasında en önemlilerinden. İngiliz tarihinde önemli rol oynamış bu bin yıllık kalede aynı zamanda, kraliyet mücevherlerinin en önemli parçaları da sergileniyor.

Çılgın Binalar

One New Challenge Alışveriş Merkezi
One New Challenge Alışveriş Merkezi

Kaleden sonra gideceğimiz bölge sizi birden başka bir dünyaya taşıyacak… Londra’nın ticari merkezi diye anılan Liverpool Street ve civarı modern mimarisiyle en ilgi çekici yerlerden biri. Ünlü Gherkin Binası (30 St Mary Axe), 60-70 St Mary Axe, Leaden Hall Binası, Lloyd Binası, The Scalpel, Willis Binası, Tower 43, içerisinde Sky Garden’ın da yer aldığı Fenchurch Binası modern mimarinin sınırlarını zorlayan en dikkat çekici binalardan birkaçı…   Çok yakınlardaki Leadenhall Market’e de mutlaka uğrayın…

Lime Street, Lloyd Binası
Lime Street, Lloyd Binası

Sonraki durağımız Old Spitalfield Art Market… Her gün farklı tezgahların kurulduğu, özellikle el işi eserlerin satıldığı Londra’nın özel pazarlarından biri… Buradan sonraki duraksa Brick Lane… Son dönemde daha da ünlenen cadde tam bir vintage cenneti… Burayı gezmeden Londra’yı gezdim derseniz, inanın eksik kalır. Özellikle Bangladeş kültürünün ağırlıklı olduğu bölgede, Doğu mutfağının en güzel lezzetlerini de burada bulacaksınız. Grafitiler, ikinci el mağazalar, en uçuğundan tasarımlar burada bulacağınız şeyler arasında…

6 – 7. GÜNLER (ALTERNATİF)

Hampton Court
Hampton Court

Hala gününüz varsa Londra dışındaki birkaç kasabayı da programınıza ekleyin derim. Londra’ya birkaç saatlik mesafedeki Cambridge, Oxford ve Stonehenge gibi ünlü kasabalar, buram buram tarih kokan muhteşem atmosferleriyle hayran kalacağınız yerler olacak.

Blenheim Sarayı, Oxfordshire
Blenheim Sarayı, Oxfordshire

Eğer fazladan birkaç gününüz var ve Londra içinde geçirmek istiyorsanız, şuraları da listenize mutlaka ekleyin:

  • Camden Town
  • Hampstead Heath
  • Queen Elizabeth Olimpiyat Parkı
  • Kew Gardens
  • Richmond
  • Hampton Court Palace
  • Little Venice
  • Greenwich
  • Canary Wharf

Londra’yı Gezerken Aklınızda Olsun

Havaya Dikkat

Londra
Yağmurda, Big Ben

Londra’da havanın her an değişebileceğini unutmadan yanınıza mutlaka bir yağmurluk veya şemsiye alın.

Ulaşımın İncelikleri

Londra Metrosu, Knightsbridge
Londra Metrosu, Knightsbridge
  • Metro/Underground ağı ile merkezden banliyölere kadar ulaşılıyor. Özelikle gün içerisinde metro, tren ve otobüs kullanacaksanız kendinize bir Oyster kart edinin.
  • Önceden yükleme yaptığınız kartları gün içinde birkaç kereden fazla kullanırsanız sizden en fazla “günlük seyahat kart bedelini” alıyor. Bundan sonra gün içerisinde istediğiniz kadar kullanılabiliyorsunuz.
  • Oyster kartınızı hem girişte hem çıkışta okutmayı unutmayın.
  • Londra, 1-6’ya kadar olan (içiçe geçmiş çemberlere benzeyen) bölgelere ayrılmış durumda. Fiyatlandırma da kullandığınız bölge sayısına göre oluyor.
  • Londra’da gezip görülecek yerlerin çoğu 1-2. bölgede… Bu bölgelerin dışına çıkıldığında ulaşım ücretleri biraz daha artıyor.
  • Saat 24.00’ten sonra biten metro sistemi yerine gece otobüslerini kullanılıyor.
  • Trafalgar Meydanı’ndan kalkan otobüsler şehrin pek çok bölgesine kadar ulaşıyor.
  • Central line, Jubile line, Nothern line, Piccadilly line, Victoria Line cuma ve cumartesi günleri geceleri de çalışıyor.

Sağda Durmak ya da Durmamak

Londra Metrosu
Londra Metrosu
  • Artık otobüslerde nakit kabul edilmiyor. O yüzden ya biletinizi/Oyster kartınızı binmeden almanız lazım… Kredi kartınızın temassız özelliği açıksa, onu da kullanabilirsiniz.
  • Eğer bir otobüse binmek istiyorsanız, elinizle şoföre durması için işaret yapmanız gerekiyor. Eğer yapılmıyorsa durmadan geçiyor.
  • Metrolardaki yürüyen merdivenlerde mutlaka sağ tarafta durun. Bu onlar için çok önemli.
  • 11 yaş altı çocuklar için ulaşım ücretsiz. 11-15 içinse indirimli.

Grup İndirimlerinden Yararlanın

İkonik Battersea Eski Elektronik İstasyonu, Londra
İkonik Battersea Eski Elektronik İstasyonu
  • Fazlaca müze ve mekân gezen biriyseniz LondonPass işinize yarayacak bir kolaylık… 80 yerde geçerli kart, 1 günlük hop-on-hop-off olarak da kullanılıyor. Oyster kart özelliği de eklenebiliyor. Bununla hem daha ekonomik hem de hızlı hareket edebilirsiniz. Buradan bakabilirsiniz…
  • Eğer 3 kişiden fazlaysanız veya ailecek dolaşıyorsanız, pek çok etkinlik veya ulaşım için grup veya aile indirimlerinden yararlanın.
  • İyi bir bisiklet binicisiyseniz şehrin pek çok noktasındaki bisikletlerden de yararlanabilirsiniz.

Ücretsiz Müzeler

Doğa Tarihi Müzesi - Natural History Museum
Doğa Tarihi Müzesi – Natural History Museum
  • Eğer herhangi biletli bir etkinliğe veya müzeye gidiyorsanız mutlaka biletinizi online  olarak alın… Size büyük zaman kazandıracağını unutmayın.
  • Londra’da pek çok büyük müze ücretsiz: British Museum, Natural History Museum, V&A, National Gallery, Science Museum, Tate Modern, Museum of London, Imperial War Museum, Horniman Museum and Gardens, National Maritime Museum, V&A Museum of Childhood, Sir John Soane’s Museum, Guildhall Art Gallery and Roman Amphitheatre, Wallace Collection, National Portrait Gallery, Tate Britain, Royal Air Force Museum, Wellcome Collection, British Library, Whitechapel Gallery, Museum of London Docklands, National Army Museum, Serpentine Galleries

Yürüyüş Turlarına Katılın

Little Venice, Londra
Little Venice, Londra
  • Şehri kendi başınıza yürüyerek gezecekseniz hazırlanmış rotaları takip edeceğiniz City Walks ve Walk London işinize yarayabilir.
  • Londra’da uzun yıllardır hizmet veren London Walk’un düzenlediği turlar oldukça ilginç. Klasik mekanlar yanı sıra ilginç tur rotaları olan bu turlarda belirlenen saatlerde ve duraklarda hazır olan bir rehber eşliğinde şehri geziyorsunuz. Yapılan yürüyüşlerdeki rehberler bazen barmen, doktor, editör, üniversite hocası, müzisyen, emekli bir öğretmen, arkeolojist hatta bir OBE bile olabiliyor. Sadece 10 poundluk ücretiyle rezervasyonsuz katılabiliyorsunuz. Websitesi: Walks
  • Araç kullanıyorsanız, soldan geçerli sistem olduğunu unutmayın.
  • Londra’nın ünlü taksilerine “Black Cab” deniyor. Artık bir sürü de rengi var… Onların alternatif ise “Mini Cab”ler biraz daha ekonomik.
  • Rahat bir yürüyüş ayakkabısı mutlaka alın…

Yeme-İçme

Borough Market
Borough Market
  • Uygun fiyatlı yemekler için Sainsbury, Tesco, Boots gibi süpermarketler en iyi adres.
  • Londra’da musluk suları çok temiz ve Londra halkı çoğunlukla musluk suyu içiyor.
  • Londra’nın sayısız publarından birine veya birkaçına mutlaka uğrayın.
  • Bira isterken pint (paynt) ile isteyin.

Ücretsiz Wi-Fi ve Dahası

Westminster Abbey'in Arka Sokakları
Westminster Abbey’in Arka Sokakları
  • Elektrik sistemi farklı olduğundan yanınıza uygun bir adaptör alın.
  • Bahşiş zorunlu değilse de bekleniyor. %10-15 arası normal aralık. Bazen faturaya dahil ediliyor, o yüzden bahşiş bırakırken faturanızı mutlaka kontrol edin. Taksi için de bu geçerli.
  • Acil yardım numarası: 999
  • Free wi-fi’leri gösteren uygulama sayesinde şehirde internet sıkıntısı yaşamıyorsunuz.
  • Londra sürprizlerle dolu bir şehir, sokaklarında kaybolun…
  • Harry Potter, Jack the Ripper ya da London Hayalet turlarından birine katılın…

Yalnız Gidilir Mi?

 Covent Garden
Covent Garden

Londra’da yaklaşık dört yılını geçirmiş biri olarak güvenlikle ilgili bir sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum. Özellikle tek başına bir kadın olarak seyahat etmek, geceleri yalnız dolaşmak konusunda rahat bir şehir. Tabi ki her yerde olduğu gibi özelikle geceleri dikkatli olmakta fayda var.

 

 

Yorumlar

Yorum Yaz

Save