Şavşat, sanırım son yıllarda Artvin’in en çok bilinen ilçesi. Bana “Türkiye’de tekrar tekrar gitmek istediğin tek yer neresi?” diye sorsanız cevabım büyük ihtimalle yine Şavşat olur. Çünkü burası sadece güzel manzaralar sunan bir ilçe değil; her mevsim insanı yeniden kendine hayran bırakan ender yerlerden biri. Yaylaları, gölleri, ahşap köyleri ve misafirperver insanlarıyla unutulmaz bir Karadeniz deneyimi yaşayacağınızdan emin olabilirsiniz. Bu rehberde Şavşat gezilecek yerler başta olmak üzere ulaşım ve konaklama önerilerine kadar ihtiyacınız olabilecek tüm bilgileri bulacaksınız.
Şavşat, artık doğa turizm denildiğinde Karadeniz’de ilk akla gelen yerlerin başında geliyor. Bu büyüleyen coğrafyayı değerli kılan şeylerin başında da hâlâ bozulmadan kalan doğası kadar geleneksel yaşam tarzının ve mimarisini koruyabilmeleri diye düşünüyorum. Bunda elbette yöre insanının doğasına ve kültürüne sahip çıkmasının büyük payı olduğunu düşünüyorum. Zaten yıllardır Türkiye’nin en yüksek okuryazarlık oranlarından birine sahip olması da bu bilinçli yaklaşımın güzel bir göstergesi.
1100 metreyi aşan rakımı ve sert iklimi, Şavşat’taki yaşamın şekillenmesinde önemli rol oynuyor. Gürcü kültürünün izlerini taşıyan ilçe yaklaşık 18 bin nüfusa sahip ve Artvin merkeze yaklaşık 1,5 saat uzaklıkta bulunuyor. 2015 yılından bu yana ise Cittaslow (Sakin Şehir) unvanına sahip.

Şavşat nerede?
Şavşat, Artvin’in kuzeydoğusunda yer alan ve Gürcistan sınırına oldukça yakın bir ilçe. Artvin şehir merkezine yaklaşık 71 kilometre uzaklıkta. Çevresi yaylalar, göller ve ormanlarla çevrili olduğu için Doğu Karadeniz’in en etkileyici doğa rotalarından biri kabul ediliyor.
Şavşat’a nasıl gidilir?
Şavşat’a gitmek için hava yolu ya da karayolunu tercih edebilirsiniz.
Uçakla;
Uçakla gelmeyi planlıyorsanız Kars üzerinden gelmek çok daha kolay bir yol. Buradan önce Ardahan’a oradan da Artvin dolmuşlarıyla Şavşat’a ulaşılıyor.
Trabzon ya da Rize havalimanlarından gelecekseniz Havaş’ın seferlerini kullanabilirsiniz. Otogara gelerek buradan sabah Şavşat otobüsünü yakalayabilirsiniz ya da yine otogardan Artvin’e giden otobüslerle önce Artvin merkeze oradan da Şavşat dolmuşlarına binebilirsiniz.
Otobüsle;
Karayolu ile geliyorsanız öncelikle Artvin’e gelebilir buradan da Şavşat’a ulaşabilirsiniz.
Özel araçla;
Araçla geliyorsanız Hopa, Borçka, Artvin ve Şavşat rotasını izlemeniz gerekiyor. Kars üzerinden geliyorsanız yine Ardahan – Şavşat rotasını izleyebilirsiniz.
Mesafeler
İstanbul – Şavşat arası yaklaşık 1335 km / Özel araçla 16 – 17 saat
Ankara – Şavşat arası yaklaşık 1070 km / Özel araçla 12 – 14 saat
Trabzon – Şavşat arası yaklaşık 286 km / Özel araçla 4 saat 15 dakika
Artvin merkez – Şavşat arası yaklaşık 71 km / Özel araçla 1 saat 35 dakika
Kars – Şavşat arası yaklaşık 140 km / Özel araçla 2 saat 40 dakika
Şavşat gibi yaylaların ve göllerin birbirine uzak olduğu rotalarda ben araç kiralamayı tercih ediyorum. Özellikle Kars veya Trabzon’dan kiralayacağınız bir araç hem zamandan tasarruf etmenizi sağlıyor hem de toplu taşımayla ulaşılması zor birçok noktayı rahatça gezebiliyorsunuz. Ben seyahatlerimde farklı firmaların fiyatlarını karşılaştırarak rezervasyon yapıyorum. Siz de uygun fiyatlı araç kiralama seçeneklerini aşağıdan inceleyebilirsiniz.
🚗Araç kiralama fiyatlarını karşılaştırın
Şavşat’a ne zaman gidilir?
Baştan söylemeliyim; Şavşat’ın en güzel zamanı sonbahar. Eğer “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” diye bir listeniz varsa, buna mutlaka Şavşat’ın sonbaharını da ekleyin. Bu konuda oldukça iddialıyım. Sarının, turuncunun ve kızılın yüzlerce tonuna bürünen ormanlar, sisle birleştiğinde ortaya çıkan manzaralar fotoğraflarla anlatılamayacak kadar etkileyici oluyor. İlk kez gittiğimde hissettiğim hayranlığı bugün hâlâ aynı şekilde hissediyorum.
Yaz ayları ise yaylaların en canlı olduğu dönem. Çiçeklerle kaplanan patikalar, yeşilin her tonuna bürünen vadiler ve yüksek yaylalarda devam eden geleneksel yaşam Şavşat’ı bambaşka bir kimliğe büründürüyor. Üstelik birçok yaylaya ulaşım da bu dönemde çok daha kolay oluyor. Eğer doğa yürüyüşü yapmayı seviyorsanız veya yayla kültürünü yakından tanımak istiyorsanız yaz ayları da harika bir tercih.
Kısacası;
Sonbahar: Fotoğraf ve renkler için.
Yaz: Yaylalar, yürüyüş ve doğa için.
Şavşat’ta ne kadar kalmalı?
Şavşat, haritada küçük görünse de geniş bir coğrafyaya yayılıyor ve gezilecek yerler birbirine oldukça uzak. Bu yüzden günübirlik bir geziyle burayı hakkıyla keşfetmek pek mümkün değil.
Bana göre Şavşat için en ideal süre en az 3 gece. Böylece Karagöl’ü, yaylaları ve çevredeki doğal güzellikleri acele etmeden gezebilir, yol üzerinde karşınıza çıkan manzaraların tadını çıkarabilirsiniz.
Eğer doğa yürüyüşleri yapmayı, farklı yaylalara gitmeyi veya fotoğraf çekmek için gün doğumu ve gün batımını değerlendirmeyi planlıyorsanız, bir haftalık bir program bile size kısa gelebilir. Şavşat, insanın “bir gün daha kalsam” dediği yerlerden biri.
Geziötesi Notu: Eğer sadece bir kez gitme şansınız olacaksa ben sonbaharı seçerdim. Ancak yaylalarda daha fazla vakit geçirmek ve yürüyüş yapmak istiyorsanız yaz ayları çok daha uygun.
ŞAVŞAT GEZİLECEK YERLER
Şavşat Karagöl
Şavşat’a gelip Karagöl’e uğramadan dönmek, Kapadokya’ya gidip gün doğumunu görmeden dönmek gibi olur. Ama şunu da söylemeliyim Artvin sınırları içerisinde tam 3 tane Karagöl var: Borçka, Şavşat ve Ardanuç’ta… Borçka’dan sonra en çok ziyaret edilen Şavşat Karagöl en az Borçka kadar güzel. Sahara Karagöl Milli Parkı içerisinde yer alan bu göl, ladin, çam ve köknar ağaçlarıyla çevrilmiş ve yeşilin içerisinde göz alıcı bir taş gibi parlıyor. Göl ve etrafında her mevsim büyüleyici görüntülere sahip.
Sabah saatlerinde ya da sisler içerisindeki görüntüsünü görmek büyüleyici. Gölün etrafını çevreleyen bir patika, piknik alanları ve bir de yemek-konaklama için bir tesis bulunuyor. Etrafında çadır kurabileceğiniz gibi 20 kişilik kapasitesi olan tesisten de yararlanabilirsiniz. Şavşat’a uzaklığı 25 kilometre, yolu da asfalt.
Eylül ayında yaptığımız kamp hem gördüğümüz manzaralar hem de sakinliğiyle beni en etkileyen kamplar arasında yer aldı bile.
Balık Gölü

Pınarlı Köyü’nde gidilen Balık Gölü’ne vardığınızda sanki kilometrelerce ötedeki başka bir diyara gelmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi. İzole güzelliği, ince uzun yapısı, çiçeklerle ve dağ çilekleriyle kaplı doğası görülmeye değer.
Eskiden bir kenarında küçük boş bir kulübe ve küçük bir tesis vardı. En son 2025 yılında gittiğimde de buradaki küçük tesis aktif değildi ama açılacağına dair söylentiler vardı.
Etrafı kamp için çok uygun. Yüzde yüz sessizliğin içerisinde geçireceğiniz bir gecenin ardından gölün eşsiz manzarasıyla böyle bir sabaha uyanmayı uzun süre unutmanız kolay olmayacak. Ancak giderken yiyecek ve giyecek olarak hazırlıklı gitmenizi önerim.
Şavşat Seyir Terası – Şavşat Evi

Şavşat’tan Ardahan yönüne giderken 4 kilometre sonra göreceğiniz Şavşat Seyir Terası, benim için Şavşat’la özdeşleşen görüntülerden biri. Kısacık bir tırmanışla çıkacağınız terastan göreceğiniz manzara hem gözlere hem ruha iyi geliyor.
Şavşat Seyir Terası’ndan ne görülür?
Göz alabildiğince güzelliğiyle uzanan vadi, tepeler ve sonsuz bir yeşillik. Aralardan görünen beyaz evler… Sonbaharda terastan bakıyorsanız bambaşka bir güzellik karşılıyor sizi. Yeşillikler arasına karışmış, ceviz ve meyve ağaçlarının sararan yapraklarıyla mükemmel bir görüntü oluşturuyor. Artvin’in yükseltili yapısına uygun oluşturulan taraçalara vuran güneş ışıklarını görmelisiniz. Uzaktan bu kadar güzel gözüken köyler, içlerine girdiğininiz de aynı güzellikte…
Seyir terasının arka tarafında yer alan Şavşat Evi bölgeye özgü mimariyle yapılmış bir örnek ev. İçi kafe olarak işletilen mekânda yöreye özgü yemekleri bulabiliyorsunuz.
Maden Köyü (Bazgiret) – Cancir Yaylası
Gürcüce ismi Bazgiret olan Maden Köyü Şavşat’ın sembol köylerinden biri… Ulaşımı zor ama gittiğinizde değdiğini görüyorsunuz. Şavşat’ın meşhur ahşap evlerinin en güzellerini burada görebilirsiniz. Buradaki evler neredeyse hiç çivi kullanılmadan birbirine geçme ahşap tekniği kullanılarak yapılmış.
Kapılarının önünde oturan teyzeler, ineklerini otlatmaya götüren amcalar, sokaklarda özgürce oynayan çocuklar çıkıyor karşınıza… Muhabbet mutlaka çaya davetle bitiyor buralarda. Zaten içirmeden de bırakmıyorlar sizi. 1800 metre yükseklikteki köyde kışın, çok zor şartlarda geçtiğini söylüyorlar. Bazen 1-2 ay aşağılara inilemiyormuş maalesef.

Eğer buradan devam ederseniz yolunuzun üzerinde önce küçük bir göle oradan da yukarı mahalleye ulaşıyorsunuz. Daha yukarılara devam ederseniz hem inanılmaz bir manzara hem de sertleşen yollar başlıyor. Bir sonraki durak Maden Köyü’nün yaylası olan Cancir Yaylası. Burası da hem mimarisi hem de konumuyla oldukça etkileyici.

Lekoban Yaylası
Cancir’den yukarılara devam ettiğinizde ise Lekoban Yaylası’na varıyorsunuz. Artık bitki örtüsünün bittiği, sarp dağlar arasında uzanan yayla artık Maçahel sınırlarına doğru yaklaştığınızı gösteriyor. O kadar yüksektesiniz ki, insanı ısıran bir havası var. Şanslıysanız bir bulut denizi görmenin keyfini burada düşünemiyorum.
Buradan sonraki birkaç yaylayı geçip oldukça zor toprak yollar aştıktan sonra Maçahel’e inebiliyorsunuz. Yaylada elektrik yok ama hangi kapıyı çalarsanız çalın yiyecek bir şeyler bulabilirsiniz.
Çağlapınar / Erikli Yaylası

Ulaşmak için Meydancık’tan sonra orman içi yoldan bir saatten fazla toprak yoldan gitmek gerekiyor. Tırmandıkça bitmez gibi gelen virajlardan sonra çam ağaçlarının bitiminde sırta dizilmiş ahşap evleri görüyorsunuz. Ben ekim ayı ortalarında gittiğim için artık yayla sakinleri köylerine geri dönmüştü. Pokut benzeri bir sırta kurulu evler ve muhteşem manzarasıyla beni en çok etkileyen yaylalardan biri oldu. Önünüzde uzanan köyler ve yaylalarla doyamayacağınız bir manzarası var.
Erikli Yaylası’na tepelerden devam ederek ulaşıyorsunuz. Bir uçurumun kenarına kurulu yayla evleri yine Şavşat’ın yemyeşil vadilerine açılan bir manzaraya sahip.
Papart Vadisi
Papart Vadisi, bana göre Şavşat’ın en sessiz yerlerinden biri. Meydancık Köyü sınırlarında yer alan Papart Vadisi bozulmadan kalabilmiş yerlerden biri. Yok olmadan kalabilmiş asırlık ağaçları ve zengin bitki çeşitliğine sahip.
70’ten fazla endemik bitkinin yer aldığı vadi aynı zamanda vaşak, boz ayı gibi yaban hayatıyla da oldukça önemli. Akarsuları ve şelaleleriyle etkileyici doğa sonbaharda renkten renge bürünüyor. Bu el değmemiş ortamı sayesinde önemli bir bal üretim merkezi aynı zamanda.
Tibet Manastırı

Artvin civarında dolaşırken birçok yerde Gürcü dini yapılarına rastlamanız mümkün. Büyük kısmı artık terkedilmiş ve harabeye dönüşmüş durumda olsa da etkileyici mimarilerini hale görebiliyorsunuz. Cevizli Köyü’nde yer alan Tibet Manastırı da bunlardan biri… Bölgede inşa edilen 5 manastırdan biri olduğu bilinen manastırın 9. yüzyılda inşa edildiği biliniyor. Bagratlı Prensi Aşut Koh tarafından yaptırılan yapının maalesef kitabesi bulunmuyor. Bölgenin İslamlaşması ile bir süre cami olarak kullanılmış ancak 1889 yılından sonra terkedilmiş.
Çayınızı kahvenizi içeceğiniz bir mola yeri arıyorsanız burası en doğru adreslerden biri olabilir. Sessizliği ve bulunduğu konum nedeniyle uzun süre vakit geçirmek isteyeceğiniz yerlerden biri.
Pınarlı Köyü
Cin Dağı eteklerine kurulmuş köy neredeyse 1000 kişilik nüfusuyla Şavşat’ın en kalabalık köylerinden biri. Sonbaharın harika görüntüler oluşturduğu köyün yukarılarına çıktıkça sararan ağaçlar ve koyun sürülerinin oluşturduğu güzellikler doyulmaz görüntüler oluşturuyor.
Arsiyan Yaylası

Gürcistan’a sınır Arsiyan Yaylası, Artvin’de yayla kültürüne şahit olabileceğiniz çok eski yerleşim yerlerinden biri. Arsiyan’ı özel yapan en önemli şey ise yaylaya çok yakın gölleri. Efsaneleriyle ünlü Boğa Gölü ve Kız Gölü ayrıca Çim Gölü, Kalp Gölü, Yüzen Göl gibi 7 tane büyüklü küçüklü göl, yayladan yürüyüşle ulaşabileceğiniz mesafede.
Yukarı Koyunlu Köyü / Rutav Gölü
Sahara Dağı eteklerindeki köy, buralarda gördüğüm en güzel köylerden biri. Kavak ağaçları ve meyve ağaçlarının oluşturduğu muhteşem görüntüler eşliğinde geziyorsunuz köyü. Köyün biraz yukarılarında yer alan Rutav Gölü’nü sonbaharda gördüğümde sakinliği ve göz kamaştıran yansıması hiç aklımdan çıkmıyor. Etrafı da küçük şelaleler ve meyve bahçeleriyle sarılı.

Diğer görülmesi gereken yerler
Kocabey Kışlası, Yeşilce, Meydancık
Önereceğim Şavşat gezi rotaları:
1 günlük
Yavuzköy – Şavşat Seyir Terası – Şavşat Karagöl
2 günlük
- Yavuzköy – Şavşat Seyir Terası – Karagöl
- Yukarı ve Aşağı Koyunlu, Rutav Gölü ve Balık Gölü, Tibet Manastırı
3 günlük
- Yavuzköy – Şavşat Seyir Terası – Karagöl
- Yukarı ve Aşağı Koyunlu, Rutav Gölü ve Balık Gölü, Tibet Manastırı
- Arsiyan Yaylası ya da Bazgiret Köyü
Şavşat yakınında gezilecek yerler
Ardanuç
Borçka Karagöl
Maçahel
Artvin Merkez
Murgul
Şavşat’ta nerede kalınır?
Şavşat’ta gezilecek yerler oldukça dağınık bir alanda. Geziniz planlarken bunu göz önünde bulundurmanız işinizi oldukça kolaylaştıracak. Konaklamanızı seçmeden önce Şavşat’ta Nerede Kalınır Rehberi‘ime mutlaka göz atın.
Şavşat’ta ne yenir? Şavşat’ta nerede yenir?
Şavşat mutfağında süt ürünleri, hamur işleri, kurutulmuş sebzeler ve mevsiminde toplanan yabani otlar öne çıkıyor. Kahvaltıda kaymak kuymağı, peynir eritmesi ve silor; günün diğer öğünlerinde ise kurutulmuş fasulyeyle hazırlanan puçuko ile alabalık denenebilir. Şavşat ketesi de hem kahvaltıda hem yolculuk sırasında iyi bir seçenek.
Yöresel yemeklerin tamamını restoranların günlük menüsünde bulmak mümkün olmayabiliyor. Özellikle puçuko, silor ve kaymak kuymağı için önceden haber vermek gerekebilir. Şavşat’ta neler yenir ve mekân önerileri için Şavşat’ta Ne Yenir ve Nerede Yenir? rehberime göz atabilirsiniz.
Önerdiğim fotoğraf noktaları
📷 Gün doğumu: Şavşat Seyir Terası, Yavuzköy
📷 Sonbahar: Tüm yaylalar ama en çok Rutav Gölü, Aşağı Koyunlu, Yukarı Koyunlu
📷 Sis: Yavuzköy
Faydalı linkler
Artvin gezi rehberi / Artvin gezilecek yerler
Türkiye’de sonbahar hafta sonu rotaları: 7 öneri
Şavşat bana göre Türkiye’de doğanın hâlâ kendi ritminde yaşadığı ender yerlerden biri. Buraya sadece gezilecek yerleri görmek için değil, biraz yavaşlamak, sessizliği dinlemek ve Karadeniz’in bambaşka bir yüzünü tanımak için gelin. Eminim siz de ayrılırken benim gibi “Bir gün yine geleceğim.” diyeceksiniz.
Daha fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorumlar kapandı...