Göz alıcı Art Nouveau binaları, taş döşeli sokakları ve yüzyıllardır ayakta duran tarihi yapılarıyla Riga, Baltık ülkeleri arasında beni en çok şaşırtan şehirlerden biri oldu. İlk bakışta sakin bir Kuzey Avrupa şehri gibi görünse de sokaklarında dolaşmaya başladığınız anda bambaşka bir atmosfere sahip olduğunu fark ediyorsunuz.
Riga’yı benim için unutulmaz yapan şey ise yalnızca tarihi dokusu değil. Sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar yaşayan meydanları, kafelerle dolu sokakları, parkları ve Daugava Nehri boyunca uzanan hareketli yaşamı şehre sürekli canlı kalan bir enerji katıyor. Üstelik bütün bunları yürüyerek keşfedebilecek kadar kompakt bir şehir olması da Riga’yı birkaç günlük kaçamaklar için harika bir seçenek haline getiriyor.
Yaklaşık 600 bin nüfusuyla Baltık ülkelerinin en büyük şehri olan Riga, 1201 yılında kurulmuş ve bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi merkeziyle Avrupa’nın en iyi korunmuş eski şehirlerinden biri. Gotik kiliseleri, dünyanın en zengin Art Nouveau mimarilerinden biri, yemyeşil parkları ve uygun fiyatlı yapısıyla özellikle ilk Baltık seyahatini planlayanlar için oldukça keyifli bir rota.
Bu Riga gezi rehberinde gezilecek yerlerden konaklama önerilerine, ulaşım ipuçlarından yeme içme tavsiyelerine kadar şehirde işinize yarayacak tüm bilgileri bulabilirsiniz.

Biraz tarih…
Letonya da komşuları gibi yıllarca farklı milletlerin egemenliğinde kalmış. Almanların oluşturduğu Hansa Birliği uzun yıllar burada hüküm sürmüş. 12. yüzyılda ticaret amacıyla geldikleri bölgede 1201 yılında Riga’yı kurmuş ve 15. yüzyıla kadara bölgede egemenliklerini sürdürmüşler. Letonlar 1621 yılında İsveç Krallığı, 1710’da ise Büyük Petro yönetimindeki Rus hakimiyetine girmiş. 1918 yılında bağımsızlığını ilan etse de 1940 yılında tekrar Rusların işgaliyle karşılaşır.
II. Dünya Savaşı sırasında kısa bir süre Almanlar gelir ancak 1944 yılından sonra Rus egemenliği kaçınılmazdır. Uzun yıllar devam eden bu dönem 1990’larda bölgede başlayan bağımsızlık rüzgârlarına kadar devam eder. Letonya, 1990 yılında bağımsızlığını ilan eder ve 2004 yılında AB’ye katılır.
Riga gezilecek yerlere geçmeden birkaç genel bilgiyi de eklemek istiyorum.
GENEL BİLGİLER

Riga neresi?
Riga, Letonya’nın başkenti… Komşuları Estonya ve Litvanya arasında kalmış bir Baltık ülkesi… Güneyinde Beyaz Rusya var. Deniz komşusu ise İsveç.
Riga’da kaç gün kalmalı?
Küçük bir şehir olduğundan 2-3 gün kalmak size yetecektir. Eğer yaz aylarında gidiyorsanız beyaz kumlarıyla ünlü Jurmala için de bir gün ayırın, derim.
Riga’ya ne zaman gidilir?
Riga’yı gezmek için en keyifli dönem bana göre Mayıs ile Eylül ayları arası. Bu aylarda günler oldukça uzun, parklar yemyeşil ve şehir açık havada vakit geçirmek için en güzel dönemini yaşıyor.
Kuzey Avrupa’da yer aldığı için yaz aylarında bile hava çoğu zaman 20-25°C arasında seyrediyor. Ben 2019 yılının Haziran ayında gittiğimde Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası nedeniyle sıcaklıklar normalin üzerindeydi. Ancak bu istisnai bir dönemdi. Özellikle akşam saatleri serin olabileceği için yazın bile yanınıza ince bir mont veya yağmurluk almanızı tavsiye ederim.
Gitmeden önce hava durumunu kontrol etmekte fayda var. Kuzey Avrupa’da hava aynı gün içinde birkaç kez değişebiliyor.

Riga tek başına mı gezilmeli, Baltık rotasına mı eklenmeli?
Bence Riga’yı tek başına görmek yerine Tallinn ve Vilnius ile birlikte planlamak çok daha keyifli oluyor. Üç şehir de birbirine oldukça yakın ve ulaşım oldukça kolay. Yaklaşık bir haftalık bir programla Baltık ülkelerinin üç başkentini rahatlıkla gezebilirsiniz.
Ben Riga’yı, Oslo’dan başlayıp Orta Avrupa’ya kadar uzanan ve “Kuzeyden Güney’e Avrupa” adını verdiğim bir aylık rotam sırasında ziyaret etmiştim. Eğer uzun bir Avrupa seyahati planlıyorsanız bu üç şehir birbirini tamamlayan harika bir rota oluşturuyor.
Bu yazılarım işinize yarayabilir:
Dil
Letonca ilk dil… Rusça da en çok kullanılan diller arasında. İngilizce gençler arasında oldukça yaygın.
Para birimi
Euro
Ortalama bütçe
Seyahat tarzınıza göre günlük ortalama 70-120 Euro arasında değişebilir. Riga, Kuzey Avrupa şehirlerine kıyasla oldukça ekonomik olsa da Baltık ülkeleri içinde en pahalı şehirlerden biri sayılıyor. Konaklama ve yeme-içme fiyatları yine de Batı Avrupa’nın birçok başkentine göre daha uygun.
Zaman
Aynı saat dilimindeyiz ama yaz saati uygulamasının kalkmaması nedeniyle kış aylarında bizden 1 saat gerideler.
Vize
Schengen vizesi gerekiyor. Letonya genelde rahat vize alınan ülkeler arasında ama Letonya gibi küçük ülkeler uzun süreli vize vermiyorlar.
Eğer ilk defa SCHENGEN VİZESİ alıyorsanız bu yazı işinize yarayabilir.
Riga’ya nasıl gidilir?
Riga’ya Türkiye’den ulaşmanın en kolay yolu uçak. İstanbul’dan Riga Uluslararası Havalimanı’na yıl boyunca direkt uçuşlar bulunuyor ve yolculuk yaklaşık 3 saat 15 dakika sürüyor. Bunun dışında Avrupa’nın birçok büyük şehrinden de Riga’ya aktarmalı veya direkt uçuş seçenekleri bulabilirsiniz.
Riga Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım
Riga Uluslararası Havalimanı (RIX), şehir merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Havalimanından merkeze ulaşım oldukça kolay.
- Otobüs: 22 numaralı otobüs yaklaşık 30 dakikada Eski Şehir (Old Town) yakınlarına ulaşıyor ve en ekonomik seçenek.
- Bolt veya taksi: Trafiğe bağlı olarak yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Özellikle birkaç kişi seyahat ediyorsanız oldukça pratik bir alternatif.
- Araç kiralama: Eğer sadece Riga’yı gezecekseniz araç kiralamanıza gerek yok. Şehir merkezi oldukça kompakt ve yürüyerek rahatlıkla keşfedilebiliyor.
Baltık rotası planlıyorsanız…
Ben Riga’yı tek başına gezmek yerine Tallinn ve Vilnius ile birlikte planlamanızı öneririm. Üç şehir arasında otobüs seferleri oldukça yaygın ve konforlu. Eğer rotanıza Sigulda, Jurmala veya Letonya’nın diğer bölgelerini de eklemeyi düşünüyorsanız araç kiralamak daha esnek bir gezi planı oluşturmanızı sağlayabilir.
Ben şehir içinde yürümeyi tercih ettim. Ancak Baltık ülkelerini tek bir rota halinde gezecekseniz araç kiralamak hem zaman kazandırıyor hem de daha fazla yer görmenizi sağlıyor.

Riga’da nerede kalınır?
Radisson Blu Latvija Hotel
4 yıldızlı otel eski şehrin sınırları içerisinde ve Esplanade Parkı’nın hemen yakınında. Şehrin en güzel manzaralarından birini buradan izleyebiliyorsunuz. Kahvaltısı ve barındaki kokteyller çok güzel. Şık, güzel odaları ve spası da var. Çift kişilik standart odalar 66 Euro’dan başlıyor. REZERVASYON VE BİLGİ için buraya bakabilirsiniz.
Grand Poet Otel
Bastion Tepesi’ne yakın olan Grand Poet Otel şık otel arayanlar için iyi bir seçenek. Otelden eski şehir sokaklarına sadece iki dakikada ulaşabiliyorsunuz. Restoran, kafe ve barı oldukça güzel. Spa, sauna, hamam, fitness ve havuzunu ücretsiz kullanabiliyorsunuz. İki kişilik oda fiyatları 90-100 Euro’dan başlıyor. REZERVASYON VE BİLGİ için buraya bakabilirsiniz.
Boutique Hotel KRISTOFS
Eski şehir bölgesinde 18. yüzyılda yapılma bir binada hizmet veren otel St. Peter’s Kilisesi’ne de 200 metre uzaklıkta. Özenle döşenmiş odalar oldukça geniş… Kahvaltısı ve yemekleri oldukça güzel otelin etrafında da birçok kafe ve restoran var. Çift kişilik oda fiyatı 69 Euro’dan başlıyor. REZERVASYON VE BİLGİ için buraya bakabilirsiniz.
Next Generation Hostel
Riga Central Market’e 500 metre uzaklıktaki hostel, Town Hall Meydanı’na da 1,2 kilometre uzaklıkta. İçerisinde ortak alanı ve mutfağı mevcut. Ortak kullanımlı banyosu oldukça temiz ve saç kurutma makinesi de bulunuyor. Ortak odaları rahat ve kullanışlı… Çalışanlar hem çok yardımsever hem de bilgili… Paylaşımlı odalarda tek yatak 9 Euro, çift kişilik (banyosu ortak paylaşımlı) odalar ise 21 Euro’dan başlıyor.
Residential Barona Apartments in Riga Centre
Vermanes Parkı’na, Nativity Katedrali’ne, Ulusal Sanat Müzesi’ne çok yakın olan apartman dairesinin konumu çok güzel. İçerisinde buzdolabı, su ısıtıcısı gibi tam teşekküllü bir mutfağı var. Otel yerine apartman rahatı arayanlar için ideal. Küçük bir balkonu bulunuyor. Etrafında restoran ve marketler olmasının yanı sıra Central Market’e oldukça yakın olduğundan alışverişinizi de kolayca yapabilirsiniz. REZERVASYON VE BİLGİ için buraya bakabilirsiniz.
RİGA GEZİLECEK YERLER
Eski Şehir (Vecrīga / Old Town)
Şehrin en gezilesi yerleri Vecriga yani Eski Riga diye anılan bu bölgede yer alıyor. Riga, kendinizi bir açık hava müzesinde dolaşır gibi hissettiren şehirlerden… 800 yıllık tarihe sahip bölge UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Birbirinden güzel binalar, kiliseler ve dükkanlarıyla Riga’daki vaktinizin çoğunu bu bölgede geçireceksiniz. II. Dünya Savaşı’nda zarar gören kısımlar aslına uygun olarak tekrar inşa edildiğinden şehir tarihi havasını fazlasıyla koruyor.

Özgürlük Heykeli (Freedom Monument)
Sadece Riga’nın değil tüm Letonya’nın sembollerinden biri haline gelmiş Özgürlük Heykeli, ilk özgürlük döneminde inşa edilmiş ama Sovyet döneminde indirilmiş. Uzun bir sütunun üzerine yerleştirilmiş kadın heykeli elinde Letonya’nın üç bölgesini temsil eden üç yıldız taşıyor. Heykel, halkın topladığı paralarla yaptırılmış.
Kedi Evi (Cat House)
Kulelerindeki iki kedi heykeli ile ünlü bina herkesin uğrak yerlerinden biri. Söylentiye göre, Almanların ağırlıkta olduğu Büyük Lonca’ya alınmayan Letonyalı bir tüccar tarafından yaptırılmış ve kedilerin kuyrukları kendisini hor gören bu cemiyetin binasını işaret ediyormuş.
Aziz Peter’s Kilisesi (St. Peter’s Church)
Riga’nın en eski kilisesi olarak biliniyor. Tarihi 1209 yılına kadar uzanıyor. O dönemde bu yana birçok kez yıkılan ve tekrar yapılan binanın içerisinde eski günlerinden kalma bazı eserleri görmek mümkün. Mimarisinin güzelliği yanı sıra asansörle çıkılan 72 metre yükseklikteki kulesinden izleyeceğiniz şehir manzarasını da oldukça etkileyici.
Riga Dome Katedrali (Riga Dome Cathedral)

Şehrin ruhani merkezi olarak kabul ediliyor. İlk kez temelleri 1211 yılında atılan bina 19. yüzyılda önemli bir restorasyon geçirmiş. Bina, Gotik, Barok, Romanesk ve Art Nouveau özelliklerini harmanlayan bir mimariye sahip. Dini önemi yanı sıra bir kültür merkezi görevi de görüyor. Yıl içerisinde sergilere, konserlere ev sahipliği yapıyor. İçeri girerseniz 1884 tarihli dünyanın en özel enstrümanlarından biri olan orgunu gözden kaçırmayın. Pazartesi – cumartesi 12.00-12.20 saatleri arasında org konserleri oluyor.
Riga Kalesi (Rigas Pils)
Daugava Nehri kıyısındaki kale 700 yıllık bir geçmişe sahip. Yüzyıllar içerisinde birçok değişikliklere, hükümdarlara ve savaşlara şahit olan kale şimdilerde Letonya cumhurbaşkanının resmi konutu olarak hizmet veriyor. Eski bir yapı olunca kaleyle ilgili efsaneler de bitmiyor. Bir zamanlar hayaletler görüldüğünü iddia edilse de bugün artık sakin bir yaşam sürüyor.
Üç Kardeşler (Three Brothers)
Riga’nın en eski evlerinden olan binalar yan yana görülebiliyor. 17-19-21 numaralı evler Maza Pils iela’da yer alıyor. 17 numara en eskisi, 1490 yılında yapılmış. Taş kapısı evin tek dekoru. Ortadaki kardeş ise 1646 yılında diğeri ise 17. yüzyılın ortalarında inşa edilmiş. Binalardan birinde yer alan müzede Letonya’yla ilgili sergiler gezilebiliyor.

Ulusal Kütüphane (National Library of Latvia)
Nehrin diğer yakasında farklı mimarisiyle dikkat çekici binayı kütüphane sevenlerdenseniz mutlaka görün. Camlarla donatılılmış bina “ışık kalesi” adıyla da anılıyor. İçeriye kimliklerinizi bırakarak girmek ve fotoğraf çekmek serbest.
Karakafalar Evi (The House of Blackheads) ve Belediye Meydanı (Town Hall Square)
1334 yılında inşa edilen bina bir zamanlar tüccarlar cemiyeti/loncası olarak kullanılıyormuş. Genç, evlenmemiş ve çoğunlukla Almanlardan oluşan bu üst sınıf tüccarlar 14. yüzyıla kadar kendilerini “blackhead-karakafa” olarak adlandırırlarmış. II. Dünya Savaşı sırasında neredeyse tamamen yıkılan binanın sadece ilk katı orijinal binadan kalma… Binanın tamamı aslına sadık kalınarak yapılmış ve 1999 yılında tekrar açılmış. Etkileyici bir dekorasyona sahip bina artık törenler, toplantılar için kullanılıyor.
Giriş ücret: 6 Euro.
Belediye Meydanı ise II. Dünya Savaşı’ndan bombalanınca yeniden inşa edilmiş. Meydan, Karakafalar Evi, Eski Belediye Binası gibi güzel cepheli binalarla çevrili. Burası aynı zamanda 500 yıl önce ilk Noel ağacının kurulduğu yer olarak kabul ediliyor ve onu temsilen meydan her yıl ağaçla süsleniyor.
Pilsetas Kanalı (City Canal)

Bir zamanlar şehri düşmanlardan korumak için yapılan hendekler şimdi şehre güzellik katan kanallara dönüştürülmüş. Bastion Tepesi’nin içerisinden geçerek uzanan kanal her mevsim çok güzel… Kanal boyunca tur yapan teknelerle şehri bir de su seviyesinden görme şansı yakalıyorsunuz. Kanal boyunca aynı zamanda şehrin tarihine tanıklık eden birçok noktayı da görebiliyorsunuz. 1991 yılında özgürlük mücadelesinde ölen kurbanların anısına yapılan 20 Ocak 1991 Anıtı, Letonyalı ünlü yazarı Rudolfs Blaumanis Heykeli bunlardan ikisi.
Tekne turları en eskisi yüz yaşında olan Darling ve onun kopyaları Maria, Rebeka veya Laima ile yapılıyor. Bir saatlik turun ücreti yetişkin için 18 Euro… 7-16 yaş çocuk 10 Euro, 6 yaş altı çocuklar için ücretsiz. Ayrıca tekneler özel parti için de kiralanabiliyormuş.
Daugava Nehri
Rusya’dan doğup, Beyaz Rusya’yı geçerek Riga’ya gelen Daugava Nehri, Riga’yı ikiye bölerek Riga Körfezi’ne dökülüyor. Şehir içerisinde oldukça geniş olan nehir, bir zamanlar kanallarla Rusya’daki Dinyeper ve Berezina nehirlerine bağlıymış ama şu an bu kanallar işlemiyor.
Nehir üzerindeki köprüler şehrin iki yakasını birbirine bağlıyor. Teknelerle nehir turu yapma imkânı var. Bir tanesi Sunset Turu (gün batımı) mesela… 2,5 saat süren turla nehrin denizle buluştuğu noktaya kadar gidilebiliyor.
İsveç Kapısı (Swedish Gate) ve Barut Kulesi (Powder Tower)
Eskiden 8 kapısı olan tarihi şehir surlarından ayakta bir tek bu kapı kalmış. 1698 yılında İsveçlerin hüküm sürdüğü dönemde inşa edilmiş. Gün doğarken açılan şehir kapıları, gün batarken kapanırmış.
1330 yılında yapılan Barut Kulesi adından anlaşılacağı gibi barut deposu olarak kullanılıyormuş o zamanlar. 1919 yılında bina Savaş Müzesi’ne dönüştürülmüş.
Riga Pazarı (Riga Central Market)

Her türlü yiyecek ve gerekli malzemeyi bulabileceğiniz birkaç bina ve açık alandan oluşan kocaman bir pazar yeri burası. Avrupa’nın en büyük pazar yerlerinden biri olarak geçiyor. Binalar aslında Almanların eski zeplin hangarıymış. Her bir binada ayrı malzemeler satılıyor. Çalışan kadınlar özellikle dönem filmlerinden çıkmış gibi… Taze meyveler, sebzeler, çeşit çeşit peynirler, etler, ballar, ekmekler ve yerel üretilen yiyecekler aklınızı başından alabilir. İçerisinde hazır yemekleri bulabileceğiniz kafe-bar tarzı yerler de bulunuyor.
KGB Müzesi
Sovyet döneminin acı hatıralarıyla dolu bir müze de Riga da var. 1940-41 ve 1944-1990 yılları arasında süren Sovyet dönemi boyunca yapılan eziyetleri, hapishanelere düşenlerin yaşadıklarını ve başka şehirlere yollanan insanların hikayelerine tanıklık edebiliyorsunuz müzede.
Giriş ücretsiz.
Bilgi için: KGB MUSEUM
Riga’da Art Nouveau rotası
20. yüzyılın önemli sanat akımlarından olan Art Nouveau sanatının en güzellerini görebileceğiniz yerlerden biri de Riga. Koca koca kafalar, heykel sütunlar, meyve sepetleri gibi bir sürü detaylar.. 1900’lü yılların başlarında etkisini gösteren akımın izlerini görebileceğiniz birçok cadde var şehirde. Hem de öyle tek tek değil, caddeler boyunca sıralanmış halde…

Mesela Alberta Jela Caddesi başından sonuna bu akımın örnekleriyle dolu. 1901-1908 yıllarında yapılan binaların her biri farklı bir güzellik sergiliyor. Riga’nın kurucusu olarak bilinen Bishop Albert’a ithafen bu caddeye onun ismi verilmiş. Sokaktaki 2, 2a, 4, 6, 8, 11, 12, 13 numaralı evler M. Eisenstein (2 ,2a ,4 ,6, 8), N. Mandelstam (10), K Peksens (12) tarafından yapılmış.
Şehirde 800’den fazla Art Nouveau tarzında inşa edilmiş bina görmek mümkün. Alberta Caddesi’nin yanı sıra bu binaları yoğunlukla görebileceğiniz birçok cadde var. Bu güzel caddeleri Riga gezilecek yerler listenizin en başına mutlaka ekleyin, derim.
- Streinieku Caddesi
- Antonijas Caddesi
- Dzirnavu Caddesi
- Emila Melngaila Caddesi
Bu tarz hakkında daha çok bilgi almak isterseniz 2009 yılında açılan Alberta Caddesi’ndeki Art Nouveau Müzesi’ni de gezebilirsiniz.
Vermanes Parkı
Şehrin ikinci en eski parklarından biri. Zengin dul Anna Gertrud Wermane’nin yüklü para ve arazi bağışı sayesinde yapılan park, 19. yüzyılın başlarında hayata geçirilir. Bu güzel bağışın anısına kendisinin heykeli de parkın bir köşesini süslüyor. Şehir merkezindeki parkta açık hava konserleri ve eğlenceler düzenleniyor. Heykeller, çeşmelerle süslü parkta çocuklar için oyun alanları ve kafe de bulunuyor. Aynı zamanda park, satranç oyuncuları arasında oldukça popüler.
Bastelkanj Parkı – Bastion Tepesi ( Bastion Hill)

Riga’nın en romantik alanlarından sayılabilir burası. Renkli çiçek bahçeleri, ağaçlar altında uzanan patikaları, su yolları, ördekler ve kuğularıyla şehir içinde tam bir cennet köşesi. Özgürlük Heykeli’ne de kısa bir yürüyüş mesafesinde. Çok yüksekliği olmayan park içerisindeki patikalarda yürüyerek yaz kış güzel vakit geçirilebilirsiniz burada. Parkın içerisindeki “Aşk Köprüsü – Love Bridge” ismi verilen küçük köprüye evlenen çiftler tarafından takılan kilitlerin sahiplerine, uzun bir yaşam ve mutluluk getireceğine inanılıyor.
Esplanade Parkı
Şehrin diğer güzel bir parkı da burası… Letonya Ulusal Sanat Müzesi ve Letonya Sanat Akademisi, İsa’nın Doğuşu Ortodoks Katedrali de parkın içerisinde yer alıyor. Kestane ağaçları ve yeşil alanlarıyla mola vermek için güzel köşelerden biri.
Letonya Ulusal Sanat Müzesi
Letonya’nnın sanat mirasına yakından şahit olabileceğiniz müze 5 ayrı bölümde hizmet veriyor. Ana binanın kendisi de içindeki eserler kadar güzel. 1905 yılında yapılan Neo Klasik bina modern özelliklerle birleştirilmiş. Camdan kulesi, seyir terası ve transparan depo alanlarıyla etkileyici özelliklerle dolu. Müzede Baltık ve Rus sanatçıların eserlerinden oluşan 52 bin parçalık bir koleksiyon görülebiliyor.
Giriş ücreti: Yetişkin kombine bilet 6 Euro, öğrenci 2 Euro
Bilgi için: LATVIAN NATIONAL MUSEUM OF ART
İsa’nın Doğuşu Katedrali (Riga’s Nativity of Christ Cathedral)
Ortodokslara ait bina altın rengi kubbeleriyle şehrin en gösterişli binalarından biri. Dışının ihtişamına göre sade bir iç dekorasyona sahip bina görülmesi gereken yerlerden biri.
Panoramik şehir manzarası için

Triangula Bastion, Riga TV kulesi, Letonya Bilim Akademisi (Latvian Academy of Science) ve Radisson Blu Latvia şehri yukarılardan izleyebileceğiniz noktalar. Şehrin en dikkat çeken siluetlerinden olan Bilim Akademisi binası Sovyet döneminden kalma… 5 Euro karşılığında çıkabileceğiniz 17. kattaki seyir terası şehrin güzel manzarası için ideal yerlerden biri.
Riga gezilecek yerler – Alternatif öneriler
Eski ahşap evlerden oluşan bir kompleks iken sanat ve kültür alanına dönüştürülen Kalnciema Quarter; son yıllarda hayat bulan özellikle gençlerin sevdiği Miera iela bölgesi; butikleriyle öne çıkan Berg Bazaar; Central Market’in hemen yanında yer alan ve sanat merkezine dönüştürülerek konserlere, fuarlara ev sahipliği yapan Spikeri Quarter şehirde ziyaret edilebilecek alternatif yerler…
BAŞKA NELER YAPILIR?
Riga’nın sayfiyesi olarak kabul edilen Jurmala, Riga’ya banliyö treniyle sadece 30 dakika sürüyor. Eğer mevsim uygunsa buraya mutlaka uğrayın. 33 kilometre uzunluğundaki plajları mavi bayraklı… Beyaz renkli kumları, çam ağaçlarıyla kaplı plajları ve ahşap Art Nouvau evleriyle yaz aylarında çok popüler.
Avrupa’nın en yeşil ülkelerinden biri olan Letonya’da 4 milli park, 42 doğa parkı, 260 tabiat rezervi, biyosfer rezervi ve 3000 irili ufaklı göl bulunuyor. Biyolojik çeşitliliği ile Vidzeme’deki Gauja Ulusal Parkı, Kuldiga’da bulunan Avrupa’nın en geniş şelalesi Venta Şelalesi, doğal kaynak suları ile Kemeri Ulusal Parkı görülebilecek yerler arasında.
Riga’nın 78 kilometre uzağındaki Rundale Sarayı’nı, yeşillikler içerisindeki Turaida Rezerv Müzesi’ni, ortaçağ kasabası olan Cesis’i ve özel patikasıyla ünlü Kanieris Gölü’nü de görülecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.
Eğer festival seviyorsanız bunlar da sizin için: Dünyanın en büyük dans ve müzik festivallerinden olan ve temmuz ayında düzenlenen Ulusal Letonya Şarkı ve Dans Festivali’ne her yıl yaklaşık 40 bin kişi katılıyor. Sahil kasabası Salacgriva’da gerçekleşen Positivus Müzik Festivali de yine yaz aylarının en çok ilgi gören festivallerinden. Temmuz ayındaki festival için Positivus Festivali sayfasına göz atabilirsiniz.

RİGA 2 GÜNLÜK ROTA
Gün I
Gezinize Karakafalar Evi ve Belediye Meydanı’ndan başlayın ve kalan zamanınızda eski şehrin birbirinden çarpıcı sokaklarını yürüyerek keşfedin. Riga Katedrali’ne mutlaka uğrayın. Öğle yemeği molasını Özgürlük Anıtı ve çevresindeki parklarda verebilirsiniz. Sonrasında Alberta Caddesi’ne kadar uzanın. Art Nouveau sanatının en güzel örneklerini göreceğiniz caddeden ayrılmak istemeyeceksiniz. Devamında Riga Ulusal Sanat Müzesi’ni gezebilirsiniz. Akşam bir şeyler içmek için Raddison Blu’nun en üst katındaki Skyline Bar’ı denemenizi öneririm. Şehrin en güzel manzarası ve harika bir gün batımı buradan izleniyor. Eğer erken gelmeyi başarırsanız seyir terasından da şehri izlemeniz mümkün (ücretsiz).
Gün II
Güne Riga Merkez Pazarı’ndan başlayın, dilerseniz kahvaltınızı burada yapabilirsiniz. Gün içinde yemek için yanınıza pazardan taze meyve almak iyi bir fikir olabilir. Mevsimini yakalarsanız yaban mersininin tadına mutlaka bakın. Eğer ilk akşam Radisson Blu’ya gitmediyseniz ikinci seçenek olarak Letonya Bilim Akademisi’nin seyir terasını deneyebilirsiniz. Sonrasında nehir kıyısından bineceğiniz tekne turlarıyla hem nehir hem de kanal turu yapabilirsiniz. Akşam için Riga’nın bitmeyen gece hayatına katılabilir ya da sezonunu yakalarsanız Ulusal Opera Binası’nda harika bir gösteri izleyebilirsiniz.
Riga’da nerede yenir? Ne yenir?
Letonya mutfağı, Kuzey Avrupa ve Doğu Avrupa mutfağının izlerini taşıyor. Çavdar ekmeği, pancar, patates, mantar, tütsülenmiş balık ve orman meyveleri mutfağın en sık kullanılan malzemeleri arasında. Riga’da gezerken hem geleneksel tatları deneyebilir hem de şehir merkezindeki modern restoranlarda Letonya mutfağının çağdaş yorumlarını bulabilirsiniz.

Denemeniz gereken lezzetler
Soğuk pancar çorbası (Cold Beetroot Soup)
Yaz aylarının en sevilen yemeklerinden biri. Kefir (veya yoğurt), pancar, yeşil soğan ve haşlanmış yumurtayla hazırlanıyor. Özellikle sıcak günlerde oldukça ferahlatıcı.
Sklandrausis
Havuç ve patatesle hazırlanan geleneksel Letonya turtası. Farklı bir lezzet denemek isteyenler için güzel bir seçenek.
Çavdar ekmeği
Letonya’da çavdar ekmeği sadece sofraların değil, tatlıların da vazgeçilmezi. Özellikle Rupjmaizes kārtojums adı verilen, çavdar ekmeği, krema ve orman meyveleriyle hazırlanan tatlıyı mutlaka deneyin.
Yabani mantarlar ve orman meyveleri
Ülkenin zengin ormanları sayesinde mantar ve orman meyveleri birçok yemeğin içinde karşınıza çıkıyor.
Kurutulmuş ve tütsülenmiş balıklar
Özellikle Baltık Denizi’nden çıkan balıklar geleneksel mutfağın önemli parçalarından biri.
Riga’da ne içilir?
Letonya denince akla ilk gelen içeceklerden biri şüphesiz bira. Ülkede onlarca farklı yerel bira üretiliyor ve Riga’daki publar bunları denemek için harika yerler.
Öne çıkan markalar arasında Užavas, Mežpils, Tērvetes, Valmiermuiža, Bauskas ve Zoltners bulunuyor.
Bir diğer meşhur içecek ise Black Balsam. Yaklaşık 24 farklı bitkiyle hazırlanan bu geleneksel likörün geçmişte şifa amacıyla kullanıldığı söyleniyor. Günümüzde ise özellikle sıcak frenk üzümü suyu, kahve veya krema ile servis edilen versiyonları oldukça popüler.

Riga’da nerede yenir?
Vincents
Riga’nın en ünlü restoranlarından biri. Modern Letonya mutfağını denemek isteyenler için harika bir seçenek. Elton John ve Kral Charles gibi birçok ünlü ismi ağırlamış.
Folkklubs Ala Pagrabs
Benim ilk önerilerimden biri olurdu. Yerel yemekleri tatmak isteyenler için oldukça başarılı. Akşam saatlerinde canlı müzik eşliğinde Riga’nın atmosferini hissetmek için de güzel bir adres.
Labietis Brewery
Şehrin en iyi craft bira duraklarından biri. Yerel Letonya biralarını denemek isteyenlere tavsiye ederim.
Street Burgers
Daha uygun fiyatlı ve hızlı bir alternatif arıyorsanız güzel burgerleriyle öne çıkıyor.
Chef’s Corner
Avrupa mutfağından steak ve ızgara seçenekleri sunuyor. Öğle veya akşam yemeği için tercih edilebilir.

Picerija Piranija
Pizza sevenler için uygun fiyatlı seçeneklerden biri.
Gastro Pub Duvel’s
Zengin bira menüsü ve pub atmosferiyle öne çıkıyor. Vegan ve vejetaryen seçenekler de mevcut.
📌 Benim favorim
Riga’da tek bir mekân önerecek olsam muhtemelen Folkklubs Ala Pagrabs olurdu. Hem geleneksel Letonya mutfağını deneyebilir hem de akşam saatlerinde canlı müzik eşliğinde şehrin atmosferini hissedebilirsiniz. Eğer bira seviyorsanız günün sonunda Labietis Brewery’e uğramayı da ihmal etmeyin.
Riga seyahati için pratik tavsiyeler
📍 Eski şehir merkezi tamamen yürüyerek gezilebilecek kadar kompakt. Eğer sadece şehir merkezini keşfetmeyi planlıyorsanız toplu taşımaya ihtiyacınız olmayacaktır.
📍 Riga’da kredi kartı neredeyse her yerde geçiyor. Yanınızda çok fazla nakit taşımanıza gerek yok.
📍 Yaz aylarında bile sabah ve akşam saatleri serin olabiliyor. Özellikle haziran ve eylül aylarında ince bir mont veya yağmurluk almanızı öneririm.
📍 Black Balsam’ın en popüler hali sıcak frenk üzümü suyu ile servis ediliyor. Eğer ilk kez deneyecekseniz bu versiyonunu tercih edebilirsiniz.
📍 Şehir oldukça güvenli. Yine de gece geç saatlerde turistik bölgelerde temel seyahat önlemlerini almakta fayda var.
📍 Eğer Baltık ülkelerini birlikte geziyorsanız Riga’yı Tallinn ve Vilnius ile aynı rotaya eklemenizi öneririm.
Seyahatinizi planlamadan önce
📘 Schengen rehberi
İlk Schengen başvurunuzu yapacaksanız ücretsiz hazırladığım rehber işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.
→ Ücretsiz indir
📶 Yurt dışında internet
Son birkaç yıldır kısa süreli yurt dışı seyahatlerinde fiziksel SIM kart almak yerine eSIM kullanıyorum. Özellikle havaalanında SIM kart aramakla uğraşmamak ve interneti uçağım iner inmez kullanabilmek benim için büyük kolaylık sağlıyor. Benim kullandığım uygulamalardan biri Roamless. Eğer denemek isterseniz, FIGEN4C5 referans kodunu kullanarak ilk yüklemenizde indirim kazanabilirsiniz.
🚗 Araç kiralama
Riga şehir merkezini yürüyerek rahatlıkla gezebilirsiniz. Ancak Baltık ülkelerini tek bir rota halinde planlıyorsanız araç kiralamak çok daha fazla yer görmenizi sağlar.
→ Araç kiralama fiyatlarını karşılaştırın
🩺 Seyahat sağlık sigortası
Schengen ülkelerine seyahat edecekseniz zorunlu. Ben her seyahatimde yaptırıyorum.
Yalnız gidilir mi?
Letonya da tek seyahat ettiğim yerlerden biriydi. Bölgedeki diğer ülkelerde olduğu gibi oldukça güvenli bir izlenim bıraktı bende. Tallinn, Vilnius kadar küçük olmasa da çok kalabalık bir şehir değil… Sokaklar huzurlu ve sakin… Akşamları her yer dolu oluyor ama bir taşkınlığa rastlamadım. Ancak ben şehirlerde her zaman geç saatlerde ve ara sokaklarda dikkatli olmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Daha fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorumlar kapandı...