Çanakkale’ye muhteşem bir doğa bahşedilmiş… İki kıtaya köprü olmak gibi bir de ayrıcalık verilmiş. Çanakkale gezilecek yerleri ile tam bir cennetten köşe… Ama bu coğrafyayı bizim için değerli kılan başka nedenler var. Bir savaşın kaderini etkileyen Çanakkale, bir milletin kaderini değiştiren komutanın da tanınmasını sağlayan yer oldu. Destanlarla ünlü Çanakkale’de yeni bir destan yazılmıştı. 

Yunan mitolojisine göre Truvalı Paris’in, Sparta Kralı Menelaus’un karısı Helen’i kaçırması ile Truva Savaşları başlamış, sonucunu ise ünlü Truva Atı kandırmacası belirlemişti. Yunan mitolojisinde ve edebiyatında önemli yeri olan bu hikâyenin geçtiği yer yine Çanakkale topraklarıydı. Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarında bahsettiği büyük savaş budur. Ardından yüzyıllar sonra Çanakkale başka bir destana tanık olur.  

Konumu nedeniyle tarihte hep ilgi odağı olan Çanakkale bugün de güzellikleriyle ön planda. Ege’nin serin ama pırıl pırıl suları, Akdeniz’e göre ılıman havası, oksijen deposu dağları ve tarih fışkıran antik kentleriyle tam bir gezi cenneti. 

5000 yıllık bir tarih

İlk yerleşim kalıntılarının MÖ 3000 yılına dayandığı Çanakkale’nin 5000 yıllık geçmişiyle tarih meraklıları için çok özel bir yer. Antik kentlerin yanı sıra Gelibolu’nun tamamı neredeyse bir I. Dünya Savaşı’nın izlerini taşıyan bir açık hava müzesi.

Çanakkale’ye uzun zamandır birçok kez yolum düştü. Yeşilliği ve yürüyüş patikaları ile Kaz Dağları, muhteşem deniziyle Assos ve her gidişimde zorlanarak döndüğüm Bozcaada benim en sevdiğim noktalardan. 

Çanakkale gezilecek yerler
Çanakkale gezilecek yerler – Yeşilyurt

Çanakkale gezilecek yerler açısından size bolca seçenek sunarken aktivite olarak da birçok seçenek bulabiliyorsunuz. Rüzgârı ile windsurf ve kitesurfçüler, ünlü batıklarıyla dalışçıların, doğasıyla kamp severlerin en sevdiği yerlerden… Aşağıdaki başlıklar altında detayları bulacaksınız.

Yürüyüş seviyorsanız KUZEYDEN GÜNEYE ADIM ADIM EGE Yazım da ilginizi çekebilir, göz atmanızı öneririm.

ÇANAKKALE GEZİLECEK YERLER

Kordon

Denize sıfır bir şehir olur da Kordon’suz olur mu? Çanakkale de en güzellerinden birine sahip… Şehrin en hareketli yeri. İster yürüyüş yapın ister martıları besleyin ya da oturup manzarayı izleyin… Kordon boyunca küçük parklar, heykeller, Saat Kulesi, Truva Atı, yat limanı, feribot iskelesi görülebiliyor. Ayrıca yolun paraleli ise kafeler, restoranlarla dolu… 

Aynalı Çarşı

Adını ünlü türküden bildiğimiz “Aynalı Çarşı” Çanakkale’nin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri. Kırmızı taştan kemerli kapısıyla sizi karşılayan çarşının içerisinde her türlü hediyelik eşyayı bulabiliyorsunuz. Çanakkale’ye ait bir şeyler almak istiyorsanız buraya mutlaka uğrayın.

Çanakkale Deniz Müzesi

Çanakkale’de mutlaka ziyaret etmeniz gereken müzelerden biri burası. Tarihi Çimenlik Kalesi 1982 yılında müzeye çevrilmiş. Müzede 1915 yılında yapılan Çanakkale Muharebesi’ndeki kara ve deniz savaşları hakkında detaylı bilgi edinebiliyorsunuz. Saha çalışmalarından ve köylerden bağışlar yoluyla toplanan geniş bir arşive sahip. Müze içerisine park alanı kütüphane, resim galerisi ve hediyelik eşya bölümleri var.  1915 yılında döşediği mayınlarla Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren Nusret Mayın Gemisi (bire bir ölçülerindeki kopyası) de müze kapsamında gezilebiliyor. 

Giriş ücreti yetişkin 10 TL, öğrenci ve 18 yaş altı ücretsiz. 

Bilgi için: DENİZ MÜZESİ

Truva Atı

Truva Savaşı’nın çıkış nedenini herkes bilir mi bilmiyorum ama Truva Atı’nın efsanesini sanırım herkes aşağı yukarı bilir. Yunanlılarla (Akalar) Truvalılar arasındaki 10 yıl süren savaşın sonu bir türlü gelmemektedir. Yunanlılar bir taktik yaparak yenilgiyi kabul etmiş gibi yaparak geri çekilir ve barış hediyesi olarak Truva’ya tahtadan dev bir at hediye ederler. Truvalıların içini boş sandıkları at kaleye alınır ve içkiler içilerek barış kutlamalarına başlanır. Oysa ki, Yunan kralın en iyi askerleri atın içerisinde saklanmaktadır ve kutlamaların en hareketli zamanında attan çıkarak şehrin kapılarını açarlar ve Yunanlıları içeri alırlar. Koca şehir bir gecede yerle bir edilir. 

Efsaneyi temsil eden atın bulunduğu yer Çanakkale’yi ziyaret edenlerin en çok uğradığı yerlerden biriydi yıllardır. Truva Antik Kenti’nde bulunan bu at eskiden tekti ancak atın koyasından artık bir de şehir meydanında var. Bu atın hikayesi de ilginç… 2004 yılında çekilen, başrollerini Brad Pitt, Orlanda Bloom ve Eric Bana’nın oynadığı Troy (Truva) filminde kullanılan at çekimlerden sonra Çanakkale’ye hediye ediliyor. Şehir meydanında sergilenen at da işte bu hediye at. Çekimler farklı yerlerde yapılsa da atın kendisi artık ait olduğu yerde… 

Çanakkale
Bozcaada

Seramik Müzesi

Resmi ve özel birçok kurumun gayretleriyle kurulan Seramik Müzesi şu an Çanakkale’nin gurur kaynaklarından biri olmuş. El birliğiyle ortaya çıkartılan müze eski bir seramik şehri olan Çanakkale’ye yakışır şekilde. 2013 yılından beri açık olan müze Çanakkale Boğaz Komutanlığı Tarihi Er Hamamı içerisinde yer alıyor. Müzede geleneksel seramik eserlerinin yanı sıra hem arkeolojik kazılardan derlenen hem de günümüz eserlerinden oluşturulan sergiler var. Ayrıca müzede Osmanlı’daki hamam kültürüyle ilgili bilgi de bulabiliyorsunuz.  

Farklı etkinlikler düzenlenen müzede isterseniz seramik atölyesine katılma imkânınız var. 

Giriş ücretsiz. Pazartesi günleri kapalı.

Bilgi: SERAMİK MÜZESİ

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı

Tarihimizin en önemli anlarından birinin yaşandığı toprakları insan duygulanmadan gezemiyor. Her bir köşesi size farklı hikayeleri anımsatıyor. İtilaf Devletleri’nin saldırılarını karada ve denizde geri püskürten Osmanlı ordusu tarihi bir başarı kazanır. Yarım milyona yakın insanın canına mal olan savaşın geçtiği Gelibolu Yarımadası toprakları daha sonra milli parka dönüştürülmüş. Savaşta ölen 250 bin Türk, 250 bini aşkın İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelandalı askerlerin anısına yapılan anıtlar ve şehitlikler yarımadanın her yanına dağılmış durumda. Park dediğime de bakmayın burası aslında 33 bin hektarlık çok büyük bir alan. 

Çanakkale
Çanakkale Merkez

Milli park alanı, Eceabat’a bağlı Bigalı, Büyükanafarta, Küçükanafarta, Kilitbahir, Kocadere, Seddülbahir, Alçıtepe ve Behramlı köylerini kapsıyor. Park kapsamında 56’sı yerli, 35’si yabancı anıt ve şehitlik bulunuyor. Bunların en özeli Çanakkale Şehitler Abidesi… Gelibolu’nun en uç noktalarından olan Morto Koyu’nda Hisarlık Tepe’de yer alan 41 metrelik anıt çok uzaklardan görülebiliyor. Yanına gittiğinizde mozaiklerle içine işlenmiş Türk bayrağını görüyorsunuz. Şehitliğin girişinde okuyacağınız Mustafa Kemal’in sözlerini her seferinde gözlerim yaşararak hatırlarım. Bu ne insancıl bir yaklaşımdır.

Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır. Mustafa Kemal Atatürk

Akbaş Şehitliği, Alçıtepe Şehitliği, Yahya Çavuş ve Seyit Onbaşı anıtları, Rumeli Mecidiye Tabyası, 57. Piyade Alay Şehitliği, Conkbayırı Mehmetçik Kitabeleri, Şahin Dere Şehitliği, Gelibolu Savaş Müzesi, Atatürk Anıtı ve siperler, İlk Şehitler Anıtı, Gelibolu Fransız Mezarlığı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi ziyaret edilebilecek yerlerden sadece birkaçı. 

Bölgeyi gezerken şöyle bir rota izlenmesi tavsiye ediliyor. Akbaş Mevkii’nden başlayarak Mustafa Kemal Atatürk’ün müze evinin olduğu Bigalı Köyü, daha sonra savaşın en yoğun yaşandığı Conkbayırı, Arıburnu… Ardından Kanlısırt, Anzak Koyu, Alçıtepe, Zafer Anıtı…

Giriş ücretsiz

Not: 2014 yılından beri bölge milli park kapsamından çıkartılarak farklı bir statü kazanmış.

Kilitbahir Kalesi

Çanakkale
Çanakkale gezilecek yerler – Kilitbahir

Kilitbahir, farklı mimarisiyle Çanakkale’nin en güzel kalelerinden biri. Üç yapraklı bir yoncayı andıran kalenin bu görünümüyle pek eşi benzeri yok. Dışarda surlar, bir iç kale, bir de 7 katlı üçgen şeklinde kuleden oluşuyor. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-63 yıllarında yaptırılmış, Kanuni Sultan Süleyman zamanında da önemli bir restorasyon geçirmiş. 

Son yıllarda yapılan düzenlemelerle artık yaşayan bir müze dönüştürülmüş. İçerisindeki sergi alanlarında Piri Reis hakkında bilgiler, Osmanlı’da günlük yaşamı anlatan bölümler ve Çanakkale Savaşları’ndan kalma eserler bulunuyor. 

Giriş ücreti 15 TL – Müze Kart geçerli

Kaz Dağları

Edremit Körfezi’nin kuzeyinde başlayarak Çanakkale topraklarına kadar uzanan Kaz Dağları tam bir doğa harikası. 21 bin hektarlık milli parkı da kapsayan bölge, her yerinden fışkıran suları, alabildiğince yeşiliyle dünyanın en önemli oksijen depolarından biri olarak Kabul ediliyor.  

Çanakkale gezi rehberi
Yeşilyurt

Efsanelere konu olmuş tarihi Kaz Dağları’na gitmenin özel bir zamanı yok ama özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar daha da doyulmaz oluyor.  Doğayla iç içe ve eşsiz güzelliklerle dolu olunca bölge, yürüyüş ve kamp yapmak için de ilk akla gelen adreslerden de birisi. Yeşillikler içerisindeki patikalarda yürüyerek köylerde çay molası vermek gibisi yok açıkçası. Bir kısmı Balıkesir tarafında olsa da buralara gitmişken Sütüven Şelalesi, Hasanboğuldu Göleti, Tahtakuşlar Köyü, Kızılkeçili Köyü, Adatepe, Yeşilyurt’u mutlaka görmeye çalışın.   

Truva (Troya) Antik Kenti 

Dünyanın en ünlü antik kentlerinden olan Truva’nın tarihi MÖ 3000 yılına kadar uzanıyor. Homeros’un İlyada ve Odyseia destanlarında geçmesi ona bu ünü ve önemi sağlayan en büyük etkenlerden olmuş. Kent, efsanelere konu olan Truva Atı’yla karşılıyor sizi girişte… 5000 yıllık tarihinde 9 farklı uygarlık katmanına rastlanmış yapılan kazılarda. Homeros’un bahsettiği dönem ise MÖ 15. – 12. yüzyıllara denk gelen 6. katmana denk geliyor. Kent konumu yüzünden her zaman ele geçirilmek istenmiş, saldırılara maruz kalmış. Aslında bir liman kenti olan Truva zamanla Karmanderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar yüzünden karadan uzaklaşınca ilgiyi yitirmiş.

Yıllar içerisinde gözlerden uzak kalan bu kayıp şehrin izlerini bir Alman arkeolog sürer.  1873 yılında Osmanlı’dan izin alarak kazı yapan Heinrich Schliemann kenti ortaya çıkartır ama birçok eseri de yanında götürür. Dünya çapındaki ününü ise biraz da Troy filminden sonra kazandı. Filmi görenler şehre gelip kalıntıları ziyaret ediyor. Bu sayede hem sanat hem de tarih severlerin ilgi odağına dönüşmüş. 

Şehirden arta kalanlar Efes’teki benzerleri gibi çok iyi durumda değil. Ama gezerken göreceğiniz hamam, odeon, Athena Tapınağı size kent hakkında bilgi veriyor açıkçası. Burası aynı zamanda Türkiye’den UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmeye hak kazanmış yerlerden biri. 

Antik kente şehir merkezinden kalkan Tevfikiye Köyü minibüsleri ile ulaşabilirsiniz. 

Giriş ücreti 50 TL – Müze Kart geçerli

Troya Müzesi

Truva Antik Kenti’nin yanı başında dikkat çeken mimarisi ve sergileme alanlarıyla Çanakkale’de mutlaka görmeniz gereken yerlerden bir diğeri. Müzede bölgeden çıkan birbirinden değerli birçok eseri bir arada görme şansı buluyorsunuz. 9 farklı medeniyete barındırmış olan Troas Bölgesi büyük bir zenginliğe sahip. O dönemlere ait belki de en değerli en benzersiz koleksiyonlar burada toplanmış. 7 başlık altında gezeceğiniz müzede Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Doğu Roma ve Osmanlı gibi bölümler var. Troya kazılarından yurt dışına kaçırılan eserlerin bir kısmı geri alınmış ama gelemeyenlerin hikayesini de Yitik Miras kısmında izleyebiliyorsunuz. 

Müzeye şehir merkezinden kalkan Tevfikiye Köyü minibüsleri ile ulaşabilirsiniz. 

Giriş ücreti 50 TL – Müze Kart geçerli

Sanal olarak müzeyi ziyaret etmek için: TROYA MÜZESİ

Assos

Çanakkale
Assos sahil

Behramkale, daha çok bilinen adıyla Assos… Çanakkale’nin belki de Ege’nin en güzel denizine sahip yerlerinden desem abartmış olmam sanırım. Pırıl pırıl suları gördükten sonra başka yerde denize girmek istemeyebilirsiniz sonrasında. 

Büyük bir kısmı ayakta olan ve gezilebilen Assos Antik Kenti de Behramkale sınırlarında. MÖ 6 yüzyıldan kalma antik kentte 5000 kişilik tiyatrosu, Athena Tapınağı, stoası ve nekropol (mezarlık) alanı görülebiliyor. Buradan çıkan eserler Çanakkale Arkeoloji Müzesi, Louvre, Boston ve İstanbul’da sergileniyor. Behramkale Köyü ise taş evleriyle tam bir Ege kasabası… Konaklamak için ideal ama koylara oranla biraz daha pahalı. 

Assos’ta denize girmek için çokça alternatif var. Assos’un liman içerisindeki tesislerin yanı sıra Kadırga Koyu, Sivrice Koyu, Sokakağzı Koyu, Babakale Akliman Koyu ve Koruoba Koyu deniz için harika seçenekler. Buranın belki de en güzel yanı üst üste dizilmiş siteler, oteller yerine yan yana düzende sıralanmış tek sıra tesisler. O yüzden çoğu yerde denize girdiğinizde birkaç kişiden fazla kimse olmayabiliyor. Kadırga Koyu en kalabalık olanlarından. 

Assos’a gitmek için önce Ayvacık’a gelmeniz oradan da yerel dolmuş – minibüslerle kalacağınız koya ulaşmanız gerekiyor. Çoğu tesis sizi merkezden alabiliyor, sormakta yarar var. 

Assos Ören Yeri giriş ücreti: 25 TL – Müze Kart geçerli

Bozcaada

Çanakkale
Çanakkale gezilecek yerler – Bozcaada

Yaz günlerinin hatta bana göre sonbaharın en güzel adreslerinden biri…  Ege’deki iki adamızdan biri olan Bozcada 40 km2 ölçümüyle küçük bir ada. Adaya yaklaşırken gördüğünüz ilk şey Venedikliler zamanından kalmış kalesi. Parke taşlı sokaklar, rengarenk evler ve evlerin duvarlarından sarkan mis kokulu çiçeklerle dolu bir yer Bozcaada. Adada neredeyse her sokak her ev ayrı bir estetik eseri. O yüzden adayı gezerken her sokağa girmeyi, her aralık bahçe kapısından içerilere bakmayı ihmal etmeyin. 

Bozcaada belki de girebileceğiniz en soğuk deniziyle iç ürpertse de temizliğiyle göz kamaştırır. Turkuaz rengi, incecik sarı kumları var. Artık eski bakir plajlar tesislerle dolmaya başlasa da halen güzelliğini korumaya devam ediyor. Tesis dediysem Çeşme – Alaçatı gibi “beach kulüpler” gelmesin aklınıza. Genelde Şezlong, şemsiye ve yiyecek – içecek bulabileceğiniz sakin yerler buralar. En güzel plajlar Ayazma, Habbale, Mitos, Akvaryum, Tuzburnu, Sulubahçe, Beylik Koyu ve Poyrazbahçe…  Büyük kısmına yaz aylarında ulaşım imkânı var. Bir kısmında tesis olmadığından hazırlıklı gitmek de fayda var. 

Üzüm bağları ve şarabıyla ünlü adaya gitmek için en güzel zaman sanırım ağustos sonu… Gezinizi her yıl yapılan bağbozumu şenliklerine denk getirmek güzel olabilir. 

Rüzgâr santrali, şarap fabrikaları, Polente Feneri, Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi, Köprülü Mehmet Paşa Cami görülecek yerler arasında. 

Bozcaada’ya gitmek için aracınızla ya da otobüslerle önce Geyikli İskelesi’ne gelmeniz buradan da feribotlarla adaya geçmeniz gerekiyor.

Çanakkale
Bozcaada

Gökçeada

Gelibolu Yarımadası karşısında yer alan Gökçeada sahip olduğumuz en büyük ada. Eski adı İmroz olan ada Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı topraklarına katılmış. Diğer tatil yerlerine göre daha bakir ve sakin bir havası olan Gökçeada, huzurlu tatil arayanlar için doğru adres… 

Rumlardan kalma taş evleri, zeytin bahçeleri ve rüzgarıyla ünlü adada birçok köy koruma altına alınmış. Zeytinli Köyü, Yukarı Kaleköy, Eşelek Köyü ve Tepeköy, Bademli Köyü adada mutlaka uğramanız gereken yerlerden. 

Gökçeada aynı zamanda sörfçülerin en çok tercih ettiği yerlerden. Ada rüzgârı kitesurf, windsurf için oldukça uygun. Bunun için Aydıncık Plajı ve Eşelek Plajları’nı deneyebilirsiniz. Ayrıca, denize girmek için Telgraf Koyu, Laz Koyu, Yıldız Koyu, Uğurlu Plajı’na da gidebilirsiniz. Şifalı çamur banyosu için Tuz Gölü’ne uğrayabilirsiniz.

Adanın en batısındaki İnciburnu Türkiye’nin en batı ucu kabul ediliyor. 2016 yılından beri Cittaslow hareketine katılmış. Gökçeada’dayken sakızlı muhallebisini, dibek kahvesini ayrıca ısırgan otu, rezene gibi yerel otlardan yapılan cullama’yı mutlaka deneyin. Gökçeada bağlarından çıkan şarapları da denemeyi unutmayın.

Gökçeada’ya gitmek için Eceabat’a bağlı Kabatepe’den Gestaş feribotlarına binmeniz gerekiyor. Çanakkale merkezden de adaya deniz otobüsü seferleri var. Rüzgâr, seferleri etkilediğinden gitmeden önce mutlaka seferlerle ilgili GÖKÇEADA BELEDİYESİ’nin web sayfasını kontrol edin. 

Adatepe

Kaz Dağları cenneti içerisindeki bu küçük köy sizi fazlasıyla baştan çıkarabilir şimdiden söylemiş olayım. 1980’lerde terkedilmek üzereyken köy, bir grup yazar tarafından keşfedilip hayata döndürülmüş. Eskiden Rumlarla Türklerin iç içe yaşadığı bu güzel köyde birçok evler restore edilerek şu an konut ya da butik otel olarak kullanılmaya başlanmış. Hepsi birbirinden etkileyici evleri görmek için sokaklarında kaybolabileceğiniz en güzel yerlerden biri. Taş Mektep de görülmesi gereken yerlerden… Adatepe’nin sokaklarını gezdikten sonra bir de Zeus Altarı’na uğrayıp Edremit Körfezi’ni bir de buradan izleyin. 

Yeşilyurt

Çanakkale
Kaz Dağları

Kaz Dağları’nın Adatepe gibi güzel köylerinden olan Yeşilyurt Köyü de uğranması gereken yerlerden… Zeytin ağaçlarının gölgesindeki taş evleri görmek için özellikle mor salkımların açtığı nisan aylarını tercih edin. Bu köy de Rumlarla Türklerin bir arada huzur içinde yaşadığı küçük bir köyken büyük şehirlerden gelen göçlerle biraz daha gelişmiş ve canlanmış. Evlerin birçoğu restore edilerek her biri butik otele dönüştürülmüş. Özellikle romantik kaçamaklar için ideal… Meydanda birkaç küçük kafesi bir de köy kahvesi bulunuyor. Gözleme üzerine mantı sosu dökülerek hazırlanan manlama buranın spesiyali, aklınızda olsun.   

ÇANAKKALE’DE BAŞKA NELER YAPILIR?

Çanakkale
Assos

Çanakkale’de vaktiniz varsa birkaç adresi daha not alabilirsiniz: Gelibolu Mevlevihanesi, Yeni Zelanda Anıtı, Dardanos Plajı, Anzak Koyu, Kabatepe Kumsalı, Zargana Plajı, Afrodit Kaplıcaları, Parion Antik Kenti (Biga), Aleksandria Troas Antik Kenti, Apollon Smintheus Kutsal Alanı, Müsellim Boğazı, Ayazma Mesire Yeri, Bebek Kayalıkları…

Çanakkale gezilecek yerler liste bir hayli uzun… O yüzden belki birkaç kez yolunuz düşecek buralara… Gideceğiz zaman şu aktiviteler de aklınızda olursa gezilerinizi bunlara uygun zamanlara göre planlayabilirsiniz.

  • Gökçeada, windsurf ve kitesurf’e uygun rüzgarıyla belki size yeni bir başlangıç yaratabilir.
  • Zengin denizaltı yaşamının yanı sıra batıklar dolayısıyla burası tam bir dalış merkezi… Eğitiminiz ya da lisansınız olmadan da serbest dalış yapabileceğiniz birçok nokta var. Alman Torpedo Gemisi, Majestic Batığı, Kaptan Franco Batığı, Lundy Batığı, Küçük Kemikli Burnu, Büyük Kemikli Burnu, Bebek Kayalıkları ve Su Gemisi Batığı dalış yapılabilecek yerlerden birkaçı. 
  • Bağ bozumuna katılın ve şarap fabrikalarını gezin.
  • Yörenin sardalyesi, kalamar tavası ve peynir tatlısı çok ünlü… Bir de Bozcaada’nın ünlü domates reçelinin tadına mutlaka bakın. 
  • Anzak Günü Çanakkale’nin en özel günlerinden biri. Savaşlarda hayatını kaybeden Yeni Zelandalı ve Avustralyalı asker ve sivilleri anmak için özel bir tören düzenleniyor. Her iki ülkeden de törenlere binlere kişi katılıyor. 24 Nisan’ı 25 Nisan’a bağlayan gece sabaha karşı çıkartmanın başladığı yerde ve saatte 04.30 gibi dualar okunarak başlayan tören öğle saatlerinde Conkbayırı’nda devam ediyor. 

GENEL BİLGİLER

Çanakkale’de kaç gün kalmalı?

Çanakkale İstanbul, Bursa, İzmir gibi şehirlerden 3 – 4 saatte ulaşılabildiğinden hafta sonu planları için bile oldukça uygun. Birçok kez işten çıkıp gece yolculuğu yaparak Gökçeada’ya, Bozcaada’ya, Kaz Dağları’na, Assos’a gitmişliğim var. Hele kendi aracınız varsa yeni yollar sayesinde çok daha kolay şekilde istediğiniz yere ulaşabiliyorsanız. Evet, gece yolculukları biraz yorucu olabiliyor ama gördüğünüz yerler, yaşayacağınız güzel deneyimlere kesinlikle değiyor. 

Çanakkale
Çanakkale

O yüzden Çanakkale 1 – 2 gecelik kısa kaçamaklar için oldukça uygun… Deniz keyfini biraz uzatmak istiyorsanız bu tatil beldelerinden her birine 2 gece ayıracak şekilde daha uzun plan yapabilirsiniz. Eğer 1 – 2 günlük bir geziden uzun olacaksa gidiş ya da dönüş yolunuzda 3 – 4 saatinizi Gelibolu Yarımadası Milli Parkını (şehitlikler ve anıtları) gezmeye ayırabilirsiniz. 

Çanakkale’ye ne zaman gidilir?

Çanakkale özellikle deniz ve doğa gezileri için düşünüldüğünden ilkbahar – yaz – sonbahar ayları en güzel zamanlar… Ege sahilleri olsa da kuzeyde olduğundan havalar bu tarafta biraz daha geç ısındığı aklınızda olsun… Özellikle ilkbaharı ve sonbaharı Kaz Dağları’na ayırabilirsiniz. Assos, adalar ya da diğer tatil bölgeleri de mayıs ayından sonra gidilebilir. 

Ege Denizi’nin suyu genelde daha soğuk olduğundan soğuk deniz sevmiyorsanız temmuz ve ağustosu beklemenizi öneririm. Ama bazı yerler var ki, bu aylarda bile çok ısınmıyor. Bozcaada’da kısa donma nöbetleri geçirebileceğiniz koylar var mesela… Buna rağmen ekim ayı sonlarında bile Bozcaada’da denize girmişliğim var. 

Her iki ada da özellikle ağustos sonundan itibaren bağ bozumu zamanı başlıyor. Ağustos sonu – Eylül başı bu dönemi yakalamak hem de deniz tatilini aradan çıkarabilmek için gayet uygun.

Çanakkale’ye nasıl gidilir?

Çanakkale’ye karayolu, havayolu ve kısmen deniz yoluyla ulaşmak mümkün. Karayolunu ile İstanbul – Çanakkale arası 310, Bursa – Çanakkale arası 260, İzmir – Çanakkale arası ise 320 kilometre… İstanbul’dan giderken tercih edilen yol daha çok Trakya üzerinden Tekirdağ – Eceabat – Çanakkale ya da Gelibolu – Lâpseki geçişini kullanmak oluyor. İstanbul’dan Çanakkale merkeze aracınızla 4,5 – 5 saatte otobüsle 7 – 8 saatte varabiliyorsunuz. Feribot geçişi için her iki noktadan da yaz – kış oldukça sık sefer bulunuyor. Ayrıca Kilitbahir’den de Çanakkale merkeze deniz yolu ile ulaşım var. 

Çanakkale
Çanakkale

Eğer İstanbul’dan gelirken Bursa üzerinden gelecek olursanız da burası da araçla 5 – 6 saat sürmekte. 

Büyük şehirlerden Çanakkale’ye düzenli otobüs seferleri bulunuyor. Çanakkale’nin ilçelerine de direk sefer bulmanız mümkün. Assos için Ayvacık’a, Bozcaada için Geyikli’ye ulaşmanız gerekiyor. 

Deniz yolunu  işin içine katmak isterseniz İstanbul’dan Bandırma’ya feribotla gidip oradan araçla devam ederek Çanakkale’de istediğiniz noktaya bağlantı yapabilirsiniz. Bu da yine 4,5 – 5 saat kadar sürüyor. 

Uçakla gitmek isterseniz THY’nin İstanbul’dan direk seferi yok ancak İstanbul’dan ya da diğer şehirlerden Ankara üzerinden aktarma yaparak uçuş yapabilirsiniz. 

Şehir içi ve havalimanı ulaşım

Şehir içinde belediye otobüslerini ve ilçeler için minibüsleri kullanabilirsiniz. Otobüslere binmek için Kent Kart edinmeniz gerekiyor. 

Havalimanından şehre ulaşım

Çanakkale’de havalimanı merkeze 2 kilometre uzaklıkta yürüyerek bile 20 – 25 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Çanakkale Havalimanı’nda Havaş hizmeti bulunmuyor ancak belediye otobüslerini kullanarak şehir merkezine, iskeleye ve otogara rahatça ulaşılabiliyor. Ç8 hattı merkezden havalimanına karşılıklı seferler yapıyor. 

Daha fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorum Yaz

Save