İlk defa gidiyorsanız Doğu Karadeniz kendisine özgü doğası, kültürü ve mimarisiyle sizi şaşkına çeviriyor. Baştan söyleyeyim!.. Gördüğünüz hiçbir yere benzemiyor; taşından toprağından sular fışkırıyor. Yükseklikten başınız dönüyor, gözleriniz yeşile, ciğerleriniz oksijene doyuyor. Tüm bunlara bir de bu çılgın coğrafyanın deli dolu, neşeli insanları eklenince kalbinizin bir parçası daha ilk yolculukta burada kalıyor.

Rize’yi anlatmaya yaylalarından başlamak gerekiyor. Ayder’in kalabalığından Huser’in bulut denizine, Pokut’un ahşap evlerinden Verçenik’in buzul göllerine kadar her vadi başka bir yolculuk vaat ediyor. Üstelik Rize yaylalarını tek bir çizgi üzerinde gezmek mümkün değil: bazıları Ayder yönünde, bazıları Çat Vadisi’nde, bazılarıysa İkizdere tarafında. Bu rehberde hangi yaylanın kime uygun olduğunu, yaylaları nasıl gruplandırabileceğinizi ve yola çıkmadan önce bilmeniz gerekenleri kendi deneyimlerimle birlikte anlattım.
Kısaca: İlk Kez Gidecekler İçin Rize Yaylaları
| Yayla | Öne çıkan | En iyi üs | Ulaşım |
| Ayder | Kolay ulaşım, konaklama ve ilk ziyaret | Ayder / Çamlıhemşin | Asfalt ana yol |
| Huser | Gün batımı ve bulut denizi | Ayder | Dik toprak yol / yerel tur |
| Kavrun | Yürüyüş ve buzul gölleri | Ayder | Ayder sonrası dağ yolu |
| Avusor | Dağ gölü yürüyüşü | Ayder | Toprak yol |
| Pokut–Sal | Ahşap yayla dokusu ve fotoğraf | Çamlıhemşin | Dar, zorlu toprak yol |
| Gito–Badara | Geniş vadi manzarası | Çat Vadisi | Dağ yolu / tur |
| Elevit–Trovit–Palovit | Birden fazla yaylayı aynı hatta görmek | Çat Vadisi | Koşulları değişen dağ yolu |
| Verçenik | Yürüyüş, göller ve daha sakin rota | Çat / İkizdere hattı | Uzun dağ yolu |
| Petran–Anzer | Çiçekler, kültür ve İkizdere rotası | İkizdere | Ayrı bir günlük rota |
Rize Yaylaları Kaç Günde Gezilir?
Rize yaylalarını gezmek için tek bir doğru süre yok. İki günde birkaç popüler noktayı görebilirsiniz; fakat yolların yavaşlığı, sis ve yağmur ihtimali düşünüldüğünde acele etmek bu coğrafyanın tadını kaçırabilir.
- 2 gün: Ayder’i üs seçip Huser ve Kavrun/Avusor hattına odaklanın.
- 3–4 gün: Ayder hattına Pokut–Sal veya Gito–Badara rotasını ekleyin.
- 5–7 gün: Çat Vadisi, Elevit–Trovit–Palovit hattı ve İkizdere–Petran/Anzer için ayrı günler ayırın.
- Yürüyüş odaklı gezi: Kavrun, Avusor veya Verçenik için hava payı bırakarak en az 5 gün planlayın.
En Güzel Rize Yaylaları
Birbirinden güzel özellikleriyle ön plana çıkan birçok ilçesi var Rize’nin; Ardeşen, Çamlıhemşin, Çayeli, Derepazarı, Fındıklı, Güneysu, Hemşin, İkizdere, İyidere, Kalkandere, Pazar… Ama Rize’yi anlatmak için ilçelerinden çok yaylalarını anlatmak gerekiyor. Çünkü Rize’nin bu kadar popüler hale gelmesindeki en önemli faktörlerden biri aslında bu güzel yaylaları.
Rize’yi anlatmak için sanırım bu güzel Rize yaylaları anlatarak başlamak gerekiyor lafa…
Rize Yaylaları İçin Rota Önerileri
1. Ayder – Huser – Kavrun – Avusor hattı
İlk kez gelenlerin en kolay planlayabileceği hat burası. Ayder’de konaklama seçeneği fazla; Huser gün batımı, Kavrun ve Avusor ise yürüyüş için öne çıkıyor. Ancak Kavrun ile Avusor’u aynı güne sıkıştırmak yerine hava durumuna göre ayrı günlere bölmek daha doğru.
2. Çamlıhemşin – Şenyuva – Pokut – Sal hattı
Taş köprüler, Fırtına Vadisi ve geleneksel ahşap yayla evleri aynı rotada birleşiyor. Pokut ve Sal, fotoğraf açısından en sevdiğim yaylalar arasında. Yol dar ve koşulları değişken olduğundan yerel transfer veya araziye uygun araç seçeneğini değerlendirin.
3. Çat Vadisi – Gito – Badara – Elevit hattı
Daha geniş vadi manzaraları ve birden fazla yayla görmek isteyenler için güzel bir alternatif. Gito ile Badara aynı gün planlanabilir. Elevit ve devamındaki yaylalar içinse ayrı bir gün ayırmak daha gerçekçi.
4. İkizdere – Petran – Anzer hattı
Çamlıhemşin çevresinden farklı bir Rize görmek isteyenler için. Petran çiçekleri ve kışın düzenlenen geleneksel tahta kayağı etkinlikleriyle; Anzer ise yüksek yayla peyzajı ve balıyla tanınıyor. Bu hattı ayrı bir gün olarak düşünün.

Yayla Kültürü
Her yayla bir ya da birden fazla köy tarafından kullanılıyor. O köy halkının yaylada ev yapma hakkı var. Babadan erkek çocuklara geçiyor bu hak (kızlara değil maalesef)… Bazı köylerin iki yaylası var ve iki tertipte çıkılıyor bu yaylalara. İlk yaylanın otu tükendikçe biraz daha yukarıdaki ikinci yaylaya göç ediliyor. Bu göç zamanlarına köylü hep beraber karar veriyor. İlan edilen günlerden önce yaylalara çıkılmıyor.
Bazı yaylalarda halen elektrik yok. O yüzden yayla halkı kendi çözümlerini üretmişler. Ya yayla içerisinden geçen derelere dinamo kurarak elektrik üretiyorlar ya da jeneratörlerle idare ediyorlar. Birçok yaylada telefon da çekmiyor.
İŞTE EN GÜZEL RİZE YAYLALARI
Ayder Yaylası: İlk Yolculuk İçin En Kolay Üs
Ayder, Rize yaylalarının en bilineni ve ulaşımı en kolay olanı. Yoğun yapılaşma ve turist kalabalığı nedeniyle geleneksel yayla hissi zayıflamış olsa da çevredeki yaylalara açılan konumu, konaklama ve yeme-içme seçenekleri sayesinde hâlâ iyi bir başlangıç noktası. Kaçkarlar’ın kuzey rotalarına geçmek, Huser gün batımına katılmak ya da Kavrun yönüne ilerlemek isteyenler için pratik bir üs.
Ayder’i ayrıntılı planlamak için Ayder Yaylası rehberime göz atabilirsiniz.
Huser Yaylası: Bulut Denizinde Gün Batımı
Yaklaşık 2.400 metre yükseklikteki Huser, açık havada Kaçkar silsilesinden Karadeniz’e uzanan çok geniş bir manzara sunuyor. Şansınız varsa gün batımında bulut deniziyle karşılaşıyorsunuz; fakat sis birkaç dakika içinde bütün manzarayı kapatabiliyor.
Ayder’den yürüyerek çıkmak mümkün olsa da rota dik ve yorucu. Araç yolu da dik, dar ve toprak bölümler içeriyor. Kendi aracınızla çıkmadan önce mutlaka güncel yol durumunu sorun; yol ve araç konusunda tereddüdünüz varsa gün batımı servisleri daha güvenli bir seçenek olabilir.

Kavrun (Kavron) Yaylası
Aşağı ve Yukarı Kavrun’dan oluşan yayla, Kaçkar yürüyüşleri ile buzul gölleri rotalarının başlangıç noktalarından biri. Buraya yalnızca manzarayı görmek için gelenler de var; fakat Kavrun’un asıl gücü patikalara açılan konumu.
Avusor Yaylası: Kalp Biçimli Dağ Gölüne Yürüyüş
Ayder’den yaklaşık bir saatlik dağ yoluyla ulaşılan Avusor, taş ve ahşap evleriyle daha sakin bir yayla. Buradan başlayan yürüyüşle Avusor Gölü’ne ulaşılıyor. Patika koşullara göre zorlayıcı olabildiği için yürüyüş ayakkabısı, yağmurluk ve çevrimdışı harita önemli.
Göl suyu yazın bile çok soğuk olabilir. Soğuk su şoku ve değişken hava koşulları nedeniyle yüzme kararını hafife almayın; yalnızsanız suya girmeyin.

Yaylada alışveriş yapabileceğiniz bir bakkal ve konaklama için bir pansiyon var. Dilerseniz çadır kurmak da mümkün…
Pokut ve Sal Yaylaları: Ahşap Evler ve Sonsuz Yeşil
Pokut benim için Rize yaylaları arasında hâlâ en etkileyicilerden biri. Sırt boyunca dizilen ahşap evler, sisin içinden belirip kaybolan manzara ve Sal’a uzanan yürüyüş bu bölgeyi özel kılıyor. Bazen tek gördüğünüz beyaz bir sis duvarı oluyor; bazen de vadi bir anda bütünüyle açılıyor.
Pokut yolu dar, dik ve bozuk bölümler içerebilir. Araziye uygun araç kadar o yollarda sürüş deneyimi de önemli. Koşulları bilmiyorsanız yerel transferi tercih etmek daha doğru.
Yaylaların en güzeli POKUT YAYLASI hakkında detaylar için bu yazıya bakabilirsiniz.
Koçdüzü Yaylası: Uzak, Sakin ve Çiçeklerle Çevrili
Koçdüzü, Çamlıhemşin’den ulaşımı uzun süren yaylalardan biri. Yolculuk yavaş ilerliyor ama sarı çiçeklerle kaplanan tepeleri, gölleri ve açık havada Karadeniz’e kadar uzanan manzarası bütün zahmeti unutturuyor. “Cennet–Cehennem” diye anılan tepenin bir yanında sarp yamaç, diğer yanında çiçeklerle örtülü daha yumuşak bir peyzaj var.
Burada telefon bağlantısı ve hizmet seçenekleri sınırlı olabilir. Su, yiyecek, yakıt ve çevrimdışı harita hazırlığınızı aşağıdan tamamlayın; konaklama bilgisini de rezervasyondan önce doğrudan işletmeyle doğrulayın.

Yaylada tek bir pansiyon var. Göl Ada Pansiyon. Biz bahçesine çadır kurduk, yemeğimizi oradan yedik. Marketinden de temel ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
Gito ve Badara Yaylaları: Geniş Vadi Manzaraları
Pokut’tan sonra en sevdiğim manzaralardan birini Gito’da gördüm. Vadi burada genişliyor; açık havada yeşil katmanlar ufka kadar uzanıyor. Gito ve Badara aynı rota üzerinde planlanabildiği için günübirlik gezilerde de sıkça birlikte ele alınıyor.
Çat yolunda Meydan Köyü çevresinden ayrılan dağ yolu önce Badara ayrımına, ardından Gito’ya ulaşıyor. Sis ihtimali nedeniyle yalnızca mesafeye bakarak program yapmayın; bu rotaya zaman payı bırakın.

Arabanız yoksa Ayder’den ya da Çamlıhemşin’den günü birlik turlarla Gito ve Badara yaylalarına gidiliyor. Yolu da diğer yaylalar kadar bozuk değil. Şans bu sefer yüzüme gülünce sisli bir gün yerine açık bir havada yakalayabildim bu iki yaylayı da… Üstüne bir de bulut denizine denk gelince en mutlu günlerimden biri oldu.

Verçenik Yaylası ve Kapılı Göller: Daha Vahşi Bir Rota
Verçenik’e tesadüfen tanıştığım Nevra ve Ozan’la çıkmıştım; onlar olmasa bu kadar uzak ve yüksek bir rotayı planlamam kolay olmazdı. Bölge, Verçenik Dağı ve çok sayıdaki yüksek rakımlı göl nedeniyle özellikle dağcıların ve yürüyüşçülerin ilgisini çekiyor.
Araçtan sonra Kapılı Göller yönündeki yürüyüşün ilk bölümü dere boyunca daha yumuşak ilerliyor; son bölümde kayalık zemin belirginleşiyor. İşaretler bulunsa da sis görüşü hızla azaltabilir. Bu rota için güncel parkur bilgisi, uygun ekipman ve gerekirse yerel rehber desteği alın.
Elevit – Palovit – Trovit – Samistal Yaylaları: Çat Vadisi’nin Yayla Zinciri
Çat yolunu kullanarak ulaşacağınız yaylalar Doğu Karadeniz’in en güzel yaylalarından. Yolu düzgün olduğundan Elevit’e rahatlıkla ulaşıyorsunuz. Yayla horonuyla ün yapmış, yazın insanlar buraya sadece Horon oynamak için gelirmiş. Rakımı alçak olduğundan da yaz kış kullanılıyormuş bu yayla. Konaklama imkanı var.
Elevit’ten devam ederek önce Trovit’e oradan da 2860 metredeki aşıtı geçerek Palovit Yaylası’na ulaşıyorsunuz. İki bölümden oluşan Palovit Yaylası 2338 metrede. Vadideki en büyük yaylalardan biri. Burada evler genelde taştan yapılmış.

Patika yoldan devam ederseniz Samistal Yaylası’na (2450 metre) varıyorsunuz. Yol boyunca bizi takip eden sis burada da geçit vermedi. Onca zorlu yola rağmen köyün sadece siluetini görebildik. Samistal Yaylası’ndaki evler oldukça eskiymiş ve en büyük özelliğiyse evlerin yapımında kullanılan taşların sal şeklinde ve de büyük kütle halinde olmasıymış. Tabi, biz göremedik, söyleyenlerin yalancısıyız… Bu güzellikleri artık başka sefere göreceğiz.
Petran ve Anzer: İkizdere Tarafında Ayrı Bir Rize
Petran, çiçekleri ve kendine özgü yayla dokusuyla başlı başına anlatılmayı hak ediyor. Kışın düzenlenen tahta kayağı geleneğiyle de tanınıyor. Aynı yöndeki Anzer Yaylası ise yüksek rakımlı peyzajı ve balıyla öne çıkıyor. Çamlıhemşin rotalarına eklemeye çalışmak yerine İkizdere çevresine ayrı bir gün ayırın.
Bölgenin bitki çeşitliliği için Karadeniz’in Binbir Çiçeği yazıma da göz atabilirsiniz.
Rize Yaylalarına Nasıl Gidilir?
Uçakla Rize’ye ulaşım
Rize’ye en yakın havalimanı artık Rize–Artvin Havalimanı. Havalimanı Rize şehir merkezine yaklaşık 34 kilometre uzaklıkta. Havalimanından Rize yönüne servis, minibüs, taksi ve araç kiralama seçenekleri bulunuyor. Sefer ve servis saatleri değişebildiği için yolculuk öncesinde güncel programı mutlaka kontrol edin.
Trabzon Havalimanı da özellikle uçuş saati veya araç kiralama fiyatı daha uygunsa alternatif olabilir. Ancak yayla rotanız Rize ve Çamlıhemşin ağırlıklıysa Rize–Artvin Havalimanı başlangıç için oldukça avantajlı.
Araç kiralamak gerekir mi?
Birden fazla yaylayı bağımsız biçimde gezmek istiyorsanız araç büyük kolaylık sağlar. Ancak “araç var” ile “her yayla yoluna çıkabilirim” aynı şey değil. Ana vadi yolları ile yüksek yaylalara ayrılan dar ve toprak yolların koşulları farklı. Kiralama sözleşmesinin stabilize/toprak yollara ilişkin şartlarını okuyun; aracın alt yüksekliğini ve lastik durumunu kontrol edin.
Toprak yollarda deneyiminiz yoksa aracı Çamlıhemşin veya Ayder’de bırakıp bazı yaylalara yerel transferle çıkmak daha güvenli olabilir. Yağıştan sonra yola çıkmadan önce güncel durumu mutlaka sorun.
Uygun fiyatlı araç fiyatlarını buradan karşılaştırabilirsiniz.
Rize Yaylalarında Nerede Kalınır?
Tek bir merkez seçmek yerine rotaya göre konaklama değiştirmek bu bölgede oldukça zaman kazandırıyor. Ayder, Huser–Kavrun–Avusor hattı için; Çamlıhemşin ve Şenyuva çevresi Pokut–Sal için; Çat Vadisi ise Gito–Badara–Elevit hattı için daha mantıklı üslerdir. Rize merkezde kalmak şehir ve sahil için uygun ama her gün yaylalara gidip dönmek yol süresini uzatacaktır.
- İlk kez gelen ve konfor isteyenler: Ayder veya Çamlıhemşin.
- Fotoğraf ve sakinlik arayanlar: Şenyuva, Çat Vadisi veya yayla pansiyonları.
- Sabah yürüyüşüne erken başlamak isteyenler: Kavrun, Avusor veya ilgili parkura yakın pansiyonlar.
- Çadır planlayanlar: Her açık alanı kamp yeri kabul etmeyin; arazi sahibinden veya işletmeden izin alın ve güncel yerel kuralları öğrenin.
RİZE GEZİLECEK YERLER – RİZE’DE NELER YAPILIR?
Şenyuva Köyü (Çinçiva)
Buralara kadar gelmişken Şenyuva Köyü’nü eski adıyla Çinçiva’yı mutlaka görmek lazım. Eğer Pokut veya Çat taraflarına gidiyorsanız yolunuzun üzerinde. Sevdaluk dizisiyle de ünlenen köyün yol üzerindeki kahvesi ve taş köprüsü en çok ziyaret edilen yerler arasında. Çinçiva Kahve’sinde Fırtına Deresi manzarasına karşı bir çay-kahve için mutlaka. Daha çok vaktiniz varsa kahvaltısı da çok güzel. Hemen karşısında ise Zua Cafe var… İstanbul’dan uzakta, yeşilin içerindeki bu 3. nesil kahveci sizi şaşırtacak… Buraya giderken yol üzerinde metrelerce yukarıda inşa edilmiş muhteşem taş konakların en güzel örneklerini görebilirsiniz.
Zil Kale
Zil Kale, Doğu Karadeniz turlarının en çok ziyaret edilen noktalarından. Kesin yapılış tarihi bilinmiyormuş ama Bizanslılar ve daha sonra Osmanlılar tarafından da kullanılmış.
Rize’nin Meşhur Çay Bahçeleri
Rize yaylaları diye başladım ama Rize’nin en önemli özelliğini neredeyse unutuyordum. Rize, Türkiye’nin çay cenneti. Rize’ye vardığınızda, sizi ilk karşılayan şey, çay bahçeleri oluyor. Dolaştıkça yüzlerce metre yükseklikteki çay bahçelerini gördüğünüzde aklınız başınızdan gidiyor.
Rize Merkezi
Rize merkezinden ulaşabileceğiniz Dağmaran semti de Rize’yi yukarıdan görebileceğiniz, kafesinde çayınızı yudumlayabileceğiniz en güzel noktalardan…
Fırtına Deresi
Fırtına Deresi aslında tüm bu yayla seyahatleri sırasında size farklı kollarla eşilik ediyor. Son yıllarda üzerinde birçok rafting merkezi açılmış. Kuralsız büyüyen bu rafting merkezleri artık denetim altına alınmış gözüküyor.
Palovit Şelalesi, taş konakları, türküleri, horonu, sisi, yağmuruyla anlatılmaya değer o kadar çok şey var ki… Bir kere yetmiyor anlayacağınız gibi…
Çamlıhemşin
Rize yaylalarını gezerken belki de en çok yolunuzun düşeceği yerlerden biri. Yaz aylarında kalabalıklaşan ilçe, kışın Rize’nin en tenha ilçelerinden biri oluyor. Fırtına Deresi kıyısındaki bu küçük ilçe tam bir yol ayrımı… Bir kolundan Ayder Yaylası’na ve ötesindeki yaylalara ulaşırken, diğer koldan da Çat ve ötesindeki yaylalara ulaşıyorsunuz. Her türlü malzemeyi bulabileceğiniz küçük marketleri, kafeleri, lokantaları ve eczanesi ile bir uğrak noktası…
Çayeli
Rize’den yola çıktığınızda sahil yolunun 19 kilometresinde vardığınız ilk ilçe Çayeli… Bu küçük sahil kasabasının hemen arkası denize paralel yemyeşil tepeler… Ama Çayeli’nin kendisinden de meşhur olan şeyi, kuru fasulyesi… Ünlü iki kuru fasulyeci bu ilçenin sınırlarında: Hüsrev ve Lale… Son yıllarda artık Lale adından daha da söz ettirir oldu… Her Karadeniz turunda ilk durağımız burası oluyor. Ama sadece kuru fasulye yemeden kalkmayın, ne olursa olsun bol fındıklı bir sütlacının da tadınına bakın mutlaka…
Rize Yaylalarında Ne Yenir?
Rize yolculuğunun en güzel taraflarından biri de sofralar. Muhlama, kara lahana yemekleri, mısır ekmeği, turşu kavurması, fasulye, sütlaç, Laz böreği ve yöresel kahvaltılar rotanın ayrılmaz parçası. Çayeli’nde kuru fasulye molası, Çamlıhemşin’de yöresel yemekler ve yayla pansiyonlarında ev yemeği deneyimi için programınızda zaman bırakın.
BAŞKA NELER YAPILIR?
Rize’ye kadar gelmişken birkaç gününüzü mutlaka Artvin‘in güzelliklerini görmeye ayırın. Başta Şavşat, Borçka, Maçahel olmak üzere neredeyse tüm Artvin, bana göre her mevsim Türkiye’nin en güzel doğasına sahip.
Karadeniz’in bu kadar doğusundaysanız komşumuz Gürcistan’ı da kısa ya da uzun süreli gezi planlarınıza eklemelisiniz. Batum günü birlik bir gezi için ideal… Hem de pasaport, vize gerekmeden sadece kimlikle girebiliyorsunuz. Blogda çok detaylı Gürcistan rehberleri de var. Mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim.

Yapmadan Dönmeyin!
Rize’ye gelmişken, Çayeli’nde Lale Restoran’da kuru fasulye ve sütlaç yemeden, Ayder’e çıkmadan, Fırtına Deresi’nde rafting yapmadan, Huser Yaylası’nda bulut denizine şahit olmadan ve en önemlisi Pokut Yaylası’nın muhteşem manzarasında bir çay içmeden dönmemek gerekiyor.
Rize Yaylalarını Gezerken Nelere Dikkat Etmeli?
- Ayder ve Çat yolu hariç neredeyse yayla yollarının tamamı toprak yol. O yüzden altı yüksek bir araçla özelikle bir 4×4 ile seyahat etmekte fayda var.
- Yayla yollarının durumunu aynı gün yerelden sorun. Ana yol açık olsa bile son kilometreler farklı koşullarda olabilir.
- Çevrimdışı harita indirin; bazı vadilerde telefon ve internet bağlantısı kesilebilir.
- Karadeniz deyince benim aklıma ilk, yağmur geliyor. Gerçekten de öyle, mevsim ne olursa olsun aniden bastıran sis ve yağmura karşı hazırlıklı olmakta fayda var. Sağlam bir yağmurluk önemli buralara gelirken.
- Yürüyüş ayakkabısı yine olmazsa olmazlardan.
- Gündüz oldukça sıcak olmasına rağmen, akşam sıcaklık düşüyor. Polar benzeri bir kıyafet bulundurmakta fayda var. Buna karşılık yaylalar serin olur dendiğine bakmayın oldukça sıcak günlere de denk gelebilirsiniz.
- Ayder haricinde yüksek standartta konaklama bulmak eskiden zordu ama şu an yaylalardaki konaklama imkanları da gelişti.
- Tüfek veya silah sesi duyarsanız takılmayın.
- Arı ve sinek her yerde var. Özellikle sinekler için mutlaka sinek kovucunuzu ve ısırıklar için ilacınızı yanınıza alın.
- Her yıl, bölgede bazen bir ay bazen bir hafta çoğunlukla yalnız seyahat ediyorum. Pansiyon yanı veya kampinglerde çadırımla rahatlıkla konaklıyorum.
- Yaylalarda dolaşmak istiyorsanız en büyük sıkıntı ulaşım. Her yaylaya düzenli servis yok. Eğer aracınız yoksa kaldığınız yerden aynı yöne giden birilerine bulmak ya da yoldan geçen birilerine otostop çekmek gerekiyor. Kimse de yadırgamıyor bunu, yerleri varsa mutlaka alıyorlar.
- Yayla evlerinin ve meraların yaşam alanı olduğunu unutmayın; özel mülke izinsiz girmeyin, drone uçurmadan önce izin isteyin.
- Çöpünüzü geri taşıyın; dere ve göllerde sabun ya da kimyasal ürün kullanmayın.
- Yaban hayatına, sürülere ve çoban köpeklerine mesafeli yaklaşın.
- Yöre halkı o kadar misafirperver ve hoş sohbet ki, her fırsatta onlarla konuşmayı ihmal etmeyin.
- Yalnız geziyorsanız rotanızı ve dönüş saatinizi bir yakınızla paylaşın; uzun yürüyüşlerde yerel rehber seçeneğini değerlendirin.
Daha fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın: Figen Kokol

Yorumlar kapandı...